Zeytin boylu bir çalı veya 10 metreye kadar boylanabilen, sık dallı, yayvan tepeli, herdem yeÅŸil yapraklı bir aÄŸaçtır. GeniÅŸ, kıvrımlı, yamru yumru bir gövdesi vardır. AÄŸaç yaÅŸlandıkça, düzgün gri renkli gövde kabuÄŸu giderek çatlar. AÄŸacın tacı (tepesi), yaklaşık olarak artan boy kadar her sene geniÅŸler. Verimli topraklarda taç açık ve asimetrik, verimsiz topraklarda ise daha yoÄŸun ve yuvarlaktır. Sürgünleri gri renkli, dikensiz ve hemen hemen üç köÅŸelidir. Zeytin üretiminin %99′u Ege, Akdeniz, Marmara bölgelerindedir. GüneydoÄŸu ve Karadeniz’de de ekilir.
Mızraksı, çok kısa saplı, deri gibi sert yaprakları sürgünlere karşılıklı çiftler halinde dizilmiÅŸtir. Yaprakları basit, tam kenarlı ve kenarlar alt yüze doÄŸru hafif kıvrıktır. Yaprağın boyu 20-86 mm, geniÅŸliÄŸi de 5-17 mm’dir. Yaprakların ucunda sivri bir çıkıntı bulunur. Yaprağın üst yüzü koyu gri-yeÅŸil ve tüysüz, alt yüzü mavimsi gümüÅŸi renkte ve beyaz sık ipeksi tüylerle kaplıdır.
Baharın sonlarına doÄŸru yaprakların koltuÄŸunda seyrek salkımlar halinde açan, küçük beyazımsı-sarı renkli, kokulu çiçekleri vardır. Rüzgarların taşıdığı çiçek tozlarıyla döllenen çiçekler etli ve yaÄŸlı meyve verir. Meyve önce yeÅŸil, olgunlaÅŸtıktan sonra da parlak siyah bir renk alır. Etli meyvenin içinde sert bir çekirdek vardır. Meyvenin etli kısmından ve çekirdeÄŸinden elde edilen yağı bakımından çok deÄŸerli bir aÄŸaçtır. Aynı zamanda aÄŸacının çok heybetli ve estetik bir görünümü vardır. Odunu çürümeye karşı son derece dayanıklıdır.Kuran-ı Kerim’de geçen nadir meyvelerden biridir,çok ÅŸifalı yağı vardır o koleströllüdür,Yapraklarını kaynatıp suyunu içmek ÅŸekere iyi gelir,Kalp rahatsızlığı olanlar ve yüksek kolestrollü olan kiÅŸiler zeytin yağı kullanarak ÅŸifa bulabilirler
Tarih Etimolojik olarak zeytin, dünya dillerinde zeta, zai, zertum, zeirtum, zait, zaitun, zeytun, elaiwa, elaia, olea, oliva, olive, oleum, oli, huile, oil, aceite kelimeleriyle ifade edilir. Eski adlarda, hatta günümüzde Olivia, Olive, Olivier, Olivares, Zeytin isimleri çocuklara verilmektedir.
En eski zeytin fosilleri MÖ 2000′lere gider. AÄŸacı ehlileÅŸtiren Samiler’dir. Arkeolojik kalıntılarda zeytin ve zeytinyağı kalıntıları, yaprak iÅŸlemeler ve yaÄŸ teknolojisi izleri Girit Knossos Sarayı’nda, Mısır Sakkarah piramidinde, mumyalarda, Kudüs Süleyman Tapınağı’nda, Babil’de, eski Yunan’da, Urla Limantepe’de, Salihli Sardes’te, Kumkuyu Akkale’de, Silifke’de bulunmuÅŸtur. EskiçaÄŸlardan beri zeytin kutsama, aydınlatma, yemek, saÄŸlık, tedavi, temizlik, savaÅŸ malzemesi, güzellik, odun, tabak, kaşık, çatal, tespih, kolye, konserve, sabun, gübre, yakacak amaçlarıyla kullanılmaktadır. Yaprakları barış, zafer, zenginlik simgesidir. Zeytindalı paralarda (TL, Frank, Liret) simge olarak kullanılır. Zeytindalı taçlar, zaferlerde ve spordaki birinciliklerde zafer simgesidir. En eski metinlerde zeytinden bahsedilir (Odysseus, İlyada, De agri cultura, Oidipus Kolonos, Geographica).
Din kitaplarında zeytin terimi geçer. Tevrat ve İncil’de 140 yerde geçer (Tekvin, Mezmurlar, Leviler). İncil inanışına göre, Kudüs Zeytindağı’ndaki 8 zeytin aÄŸacı İsa Peygamber’in çarmıha geriliÅŸine tanıklık etmiÅŸtir. Vaftiz ve aydınlatmada kullanılır. Ortodokslar belirli günlerde sadece zeytin yer. Kuran’da Nahl, Tin, Enam, Müminun, Abese, Nur surelerinde geçer. Abbasiler, bir medreseye Zeytune adını vermiÅŸtir. Zeytin üreticisine zeyyad demiÅŸlerdir. Türkler, 11. yüzyılda Anadolu’da zeytinle tanışmışlardır. Evliya Çelebi, gezdiÄŸi yerlerden ve YaÄŸkapanı, Unkapanı’ndan söz ederken zeytinden bahseder. Kapan (kantar) esnafı arasında zeyyatan, sabunciyanlar vardır. Camilerde kandiller, zeytinyağı ile aydınlatmayı saÄŸlar. Vatikan, kandil yağı için Burhaniye’den yaÄŸ getirtmiÅŸtir. Edremit ve Ayvalık, zeytin ve sabunculukta merkezdi. 1851 Londra Fuarı’na Osmanlı zeytin ve zeytinyağı sergisiyle katılmıştı. Müslüman kültüründe iftarlarda zeytin ve hurma bulundurmak esastı. Yemek kültüründe ise zeytinyaÄŸlılar baÅŸ sıradaydı: balıklar, midye, börekler, tatlılar, pırasa, taze fasulye, kuru fasulye, enginar, bakla, kabak, dolma, barbunya, börülce, lahana, patlıcan, pilav, piyaz, yaprak sarma, imambayıldı, kızartmalar.
Yer adlarına da rastlanır: Zeytinburnu, Zeytinli, Zeytindere, Zeytineli, Zeytinler, ZeytinbaÄŸ, YaÄŸköy, Zeytinliova, Çatalzeytin, ZeytindaÄŸ, Zeytinoba.
Folklor öÄŸelerinde çok zengindir. Deyimlerde: Kabak ek çocukların görsün, zeytin ek torunların görsün; kandilin yağı bitti; zeytinyağı gibi üste çıkmak; zeytin kafa; zeytin gözlüm; zeytini yapacak küpünde unutacaksın; salamura suyu mirasa kalır. Ruhi Su’nun derlediÄŸi "Evlerinin önü zeytin aÄŸacı…" türküsü vardır. Edremit ve Erdek’te meci denilen bir hasat sonu ziyafeti ve oyunu oynanır. Lokman Hekim tedavisinde kullanılır: yaralarda, yanıkta, romatizma, uyuz, nazara karşı, öksürük, safra, adale aÄŸrısı, ağız yarası, aÄŸrı sızı, diÅŸeti iltihabı, egzama, ses kısıklığı, gözleri güçlendirme, iÅŸtahsızlık, mide yanması, saçları güçlendirme de.
Türkiye’deki üretimi
Türkiye’deki üretimi Zeytin, ülkemizin önemli bir varlığıdır. Dünya zeytin üretici ülkeleri arasında; aÄŸaç varlığı açısından ülkemiz 4’ncü, alan açısından da 6’ncı sırada yer alır. Böylece dünya zeytinyağı üretimine % 8 oranında katkıda bulunur, sofralık zeytin üretiminde de İspanya’dan sonra 2’nci sırada yer alır. Marmara Bölgesi’nin aÄŸaç varlığı açısından ülkemiz içindeki payı da % 10 olarak belirlenir.
Dünya zeytin üretiminin %97’si, tüketimin %87’si Akdeniz çevresindedir. Türkiye’de 900 bin hektar arazi zeytin ekilidir. 95 milyon aÄŸaç vardır. Her yıl 2 milyon aÄŸaç dikilir. Ekili alanda dünyada 4. sıradadır. Üretimin çoÄŸu küçük aile iÅŸletmelerindedir. 400 bin aile ve 1 milyon tarım iÅŸçisi bu sektörle ilgilidir. AÄŸaç başına yılda 11.6 kilo verim alınır. Türkiye’de delice zeytini ve kültür zeytini türü üretilmektedir. 1937′de çıkarılan yasa, ZeytinciliÄŸin ıslahı ve yabanilerin aşılattırılması hakkında kanun’dur. İzmir Bornova’da 1950′de Zeytincilik Enstitüsü kurulmuÅŸ, 1971′de Tarım Bakanlığı Zeytincilik AraÅŸtırmaları Enstitüsü adını almıştır. IOOC, uluslararası zeytinyağı konseyi ile iÅŸbirliÄŸindedir. Türkiye’de 35 ilde, 28 tür zeytincilik yapılır. Üretimde Çanakkale, Balıkesir, Bursa, Aydın, İçel, İzmir, MuÄŸla, Antalya, Gaziantep, Hatay, Kilis, Yalova, Manisa öndedir. Yılda üretilen 1 milyon ton zeytinin %70′i yaÄŸlık, %30′u sofralıktır. Her bölgede çeÅŸitli adları vardır: Ayvalık, Büyük Topak, Ulak, Çakır, ÇekiÅŸte, Çelebi, Çilli, Domat, Edincik, Erkence, Gemlik, Halhalı, İzmir, Kalembezi, Kançelebi, Karamürsel, Kilis, Kiraz, Manzanilla, Memecik, Memeli, Nizip, Samanlı, Sarı HaÅŸebi, Sarı Ulak, Saurani, TavÅŸanyüreÄŸi,Uslu, YaÄŸçelebi. Sofralık zeytinin %80′i siyah, %12’si yeÅŸil, %8′i pembedir. Kaliteleri ekstra, birinci, ikinci sınıf diye ayrılır. Kaliteli zeytinin eti fazla, çekirdeÄŸi küçük, ince kabuklu, ÅŸekeri yüksek, yağı düÅŸük olur. Zeytinin acılığı, tuzlama ile veya sudkostikle giderilir. Boy sınıflamasına göre küçük, elekaltı, orta, büyük, ekstra büyük, çok iri, jumbo, aşırı büyük diye adlandırılır. İşlemeye göre ise hurma, salamura, kalamata, sele, teneke, konserve, ezme türlerine ayrılır. Sele zeytini kırışık, siyahtır. AÄŸaçtan elle toplanır, tuzlanır, çuvallara konur, tuzlamayla birlikte aroma için kekik, defne yaprağıyla aromalanır, sonra elenir, tuzu atılır, yıkanmadan plastik kasada sunulur. En yaygını Gemlik kıvırcıktır.
Zeytin; ayrıca çeÅŸitli fabrikalarda iÅŸlenerek zeytinyağına da dönüÅŸtürülür.
Teneke tipi zeytin
Salamura tipi zeytin
Sele zeytin
Konfipi zeytin
Çizme yeÅŸil zeytin
Sofralık yeşil zeytin
Kalamata Tipi
İspanyol Tipi
ZeytinciliÄŸin Dünya ve Ülkemiz Ekonomisindeki Yeri
Türkiye, İspanya ve Yunanistan’da kiÅŸi başına yıllık zeytinyağı ve diÄŸer bitkisel yaÄŸların, 1951 ve 1981 yıllarındaki tüketim miktarları ve yüzde deÄŸerleri ise Tablo 4’de verilmiÅŸtir (13). Türk insanının kiÅŸi başına yıllık yaÄŸ tüketimi 30 yıl içinde artış gösterirken, zeytinyağının bundaki payı %40’dan 17’e düÅŸmüÅŸtür. İspanya hariç diÄŸer ülkelerde oransal olarak zeytinyağı tüketimi azalmış olsa da kg olarak bir artış olmuÅŸtur.
Ülkemizde zeytin üretimi Ege, Marmara, Akdeniz ve GüneydoÄŸu Anadolu Bölgelerinde yapılmaktadır. Zeytin üretimi yapan önemli illerin zeytin ile ilgili istatistikleri Tablo 5’de verilmiÅŸtir Üretim miktarının meyve veren aÄŸaç sayısına oranından elde edilen aÄŸaç başına verim deÄŸerlerine bakıldığında genelde nasıl düÅŸük olduÄŸu görülebilir. Zeytin yetiÅŸen 35 ilin dörtte birinde aÄŸaçlar Türkiye ortalamasının altında verime sahiptir.
YetiÅŸtirme ve toplama
Zeytin, azami 2000 m.yüksekliÄŸe kadar çıkar. Sıcaklık 16-22 C (kışın -8)de, nemsiz, rüzgarsız, toprak killi, kalkerli, sulu yerleri sever. -12C’de kurur. Kuraklığa dirençlidir. Yağışı 500-800 mm.liktir. AÄŸacı dayanıklı, uzun ömürlüdür. Kışın yaprak dökmez. Odunu serttir. Kök, derindedir. Fidanlar en az 5 yılda meyve verir. Tam büyümesi 20 yıldır. 150 yılda yaÅŸlanır. Boyu 20m, çapı 2m’ye ulaşır.
Gövde dik, yuvarlaktır, yaÅŸlanınca çatlar, eÄŸilir. Sürgünlerden yeni gövdeler oluÅŸabilir. Anadalların üzerinde yapraklı dallar ve meyveli dalları vardır. Yaprakları yaz kış uzar. Dışı parlak yeÅŸil, içi gümüÅŸidir ve 2 cm geniÅŸlikte, 3-8 cm oval uzunluktadır. AÄŸaç silueti taç ÅŸemsiyedir. Meyveler, 2 yıllık dallarda olur. 1 yıl bol, 1 yıl az mahsul verir.
Budamaya zeytin açma denir. Çekme, nacak, testere ile budanır. ÇoÄŸaltılması aşı ve dikme yoluyladır. Yumru ve köklendirme (çelik ve çöÄŸür’den)yöntemleriyle uygulanır. Yılda 3 milyon fidan üretilmektedir. Dikilen fidan 2 milyondur. İlkbaharda aşılama, yarma, kabukaşısı, sürgün, yamagöz yapılır. Deliceler, yerinde aşılanır. DoÄŸada kuÅŸlar ve fareler doÄŸal ekicilerdir. KuÅŸların yeyip attıkları çekirdekler ve farelerin sakladıkları zeytinlerden tohumlar kendiliÄŸinden çıkar.
Kasım-Mart arası ekilir. Ekim’den sonra hasat mevsimidir. Yayla ve tepelikte daha uygundur. Fidan çukuru 80cm derin, 80 cm geniÅŸ, 80 cm uzun olmalıdır. Dibe biraz çakıl konur, üstten çıkan toprak gübreyle karıştırılır ve çakıl üzerine konarak fidan dikilir, üstü en alttan kazılan toprakla örtülür, cansuyu verilir. Dikmeler, yaz aylarında sulanır. Kasım-Åžubat kış uykusu dönemi, dinlenmedir. Nisan-Haziran çiçeklenme dönemidir. Temmuz-AÄŸustos’ta taneler büyür, çekirdek sertleÅŸir. Eylül-Ekim’de taneler olgunlaşır, morlaşır, siyahlaşır. Åžubata kadar hasat yapılır. Önce yeÅŸiller, sonra siyahlar toplanır.
Meyve tek çekirdekli, ufak, sivri ve acıdır. Sis ve nemden etkilenir. Delicenin çekideÄŸi ise büyüktür, eti azdır. Zeytin meyvesi sap, kabuk, et, çekirdek, tohum’dan oluÅŸur. Eti %65-90 oranındadır, ÅŸeker %2-6, yaÄŸ %15-30, su %50, lif %1, kül %1. İÇinde kalsiyum, magnezyum, demir, aminoasitler, A ve C vitaminleri, proteinler bulunur. Meyveye acı tat veren maddeye oleuropein denir.
Toplanması, aÄŸaçtan veya yerden olur. AÄŸaçtan elle (saÄŸma, taraklama), sırıkla (çırpma), çırpıcıyla, makineli sarsmayla yapılır. Yerden toplanacaksa aÄŸaç silkelenir. Üreticiler, tayfa denilen çırpıcı iÅŸçiler çalıştırır. Adambaşı saatte 6 kilo toplanır. Toplananlar sepetlere, çuvallara, kasalara konur, depolanır, fermantasyona gider. Yere düÅŸenler fırça, tarak veya emici borularla hemen toplanır. Vaktinden önce yere düÅŸen meyveye dipzeytini denir. Depolar serin ve havadardır, zeytin depoda 2-3 gün bekletilir. Taşıma, çuvallarla yapılır.
Artun Ünsal, 2000. Ölmez AÄŸacın PeÅŸinde: Türkiye’de Zeytin ve Zeytinyağı. YKY, İstanbul.
Bu yazı toplamda 608, bugün ise 3 kez görüntülenmiş
Etiketler: Sağlık, Sağlık, yazı, Zeytin

:
:

