Yönetmen Erden Kıral, 28 yıldır kayıp olan filmi “Bereketli Topraklar Üzerinde”yi yıllarca aradıktan sonra İsveç’te buldu. 2 Mayıs’ta gösterime girecek olan filmin başına gelenler bir filmin konusu kadar zengin.Erden Kıral, filmin başına gelenleri ve Nurgül YeÅŸilçay’la Mayıs ayında çekimine baÅŸlayacağı yeni filmi “Vijdan”ı NTVMSNBC’ye anlattı. Kıral, Cannes Film Festivali’nde gösterilecek “Susuz Yaz” filminin negatiflerinin kurtarılması operasyonuyla ünlü yönetmen Martin Scorsese’nin uÄŸraÅŸtığını söyledi.
Çekim aÅŸamasında baÅŸlayan aksilikler, filmin başından hiç eksik olmadı. Haftalıkları ödenmeyen iÅŸçiler seti terk edince oyuncular set iÅŸçiliÄŸi yaptı; filmi bitirmek için eÅŸlerinin bileziklerini sattılar. Çeltik tarlaları içinde çok zor koÅŸullarda çalışan oyuncuları böcekler ısırdı, yaraları yıllarca iyileÅŸmedi. 1980 darbesinin hemen öncesinde çekilen filmin gösterimi Sıkıyönetim Komutanlığı tarafından yasaklandı. Verilen ödüller geri alındı, ödülün alınması engellendi. 1981 yılında kaybolan filmi yıllarca aradıktan sonra umutsuzluÄŸa kapılan Erden Kıral, “Kızıma ve yakın arkadaÅŸlarıma benden sonra bu filmi bulun ve gösterin demiÅŸtim. Bir vasiyetim vardı. Åžükür, saÄŸlığımda görebildim” diyor.
BAZI FİLMLER GERÇEKTEN LANETLİDİR
Filmin başına gelenler nedir böyle Erden Bey?
Lanetli bir film. Bazı filmler gerçekten lanetlidir. Bazı filmlerin deÄŸeri de yıllar sonra ortaya çıkar. Ben, Bereketli Topraklar Üzerinde’yi bulacağım konusunda çok umutsuzdum.
SUSUZ YAZ’I KURTARMA OPERASYONU SCORSESE’DE
Büyük bir rüzgar yaptı bu film ortaya çıkınca. Filmi bulan İstanbul Kültür Sanat Vakfı’na ve BaÅŸak Groupama’ya çok teÅŸekkür ederim. Fransa’da filmleri koruyan bir vakıf var, bir de ABD’de Martin Scorsese’nin baÅŸkanlığını yaptığı baÅŸka bir vakıf var. Onlar da Susuz Yaz’ı kurtarmaya çalışıyorlar. Susuz Yaz da tekrar gösterilecek.
Susuz Yaz ne zaman gösterilecek?
Cannes Film Festivali’nde gösterilecek. Amerika’daki negatifleri kurtarma operasyonuyla Martin Scorsese uÄŸraşıyor.
![]() |
MUZIR DİYE YASAKLANDI
Filmin serüveninden baÅŸka bir film daha çıkarabilecek kadar malzeme birikmiÅŸ. 80 darbesinin hemen öncesinde çekmiÅŸsiniz.
Darbenin hemen sonrasında da vizyona girmiÅŸti. Adana Sıkıyönetim Komutanlığı filmi “muzır” diye yasakladı.
Film sinemalarda ne kadar süre gösterimde kalmıştı?
1-2 hafta gösterildikten sonra hemen kaldırıldı. İstanbul’da büyük ilgi gösterildiÄŸini, salonları doldurduÄŸunu hatırlıyorum mesela.
EN İYİ FİLM ÖDÜLÜ’NÜ GERİ ALDILAR
81’de de Altın Portakal’da En İyi Film ödülünü almış.
Evet ama bana ödül verilmedi. “Muzır film” diye geri alınmış.
Ödül komitesi mi geri aldı verdiÄŸi ödülü?
O yıllarda yazılanlardan benim anladığım o… En İyi Yönetmen Ödülü ve En İyi Reji Ödülü’nü de verdiler. En İyi Yönetmen Ödülü’nü almaya Adana’ya o yüzden gitmedim, protesto ettim.
![]() |
En İyi Film Ödülü’nü geri aldılar. 1981 yılının kataloglarına baktığınızda birinci film olmadığını görürsünüz, ikinci filmle baÅŸlar liste.
AVRUPA’DAKİ ÖDÜL DE ENGELLENDİ
İlan edilmeden filmin ödülü geri alınıyor. Gerekçe de çok komik; “muzır” deniyor. Sansürden geçen bir filmdi ama iÅŸletme belgesi vardı. Sıkıyönetim ve bazı insanlar bu filmin gösterilmesini istemedi. Öte yandan film, 1981’de Avrupa’nın En İyi Filmi seçildi. Finale kalan 5 film arasındaydı, Strasbourg’da birinci seçildi ama bu ödülü bir türlü alamadım. Vermek için buraya geldiler. Birtakım insanlar yine bunu önlediler. Otele gittim, otel lobisinde ödülü alamadım.
Nasıl engellediler?
Bazı insanlar benim oradan uzaklaÅŸmamı istedi. 5 yıl sonra Paris’e Yavuzer Çetinkaya ile birlikte gittim ve merkezden ödülümü aldım. Yani böyle maceralı bir film. Avrupa’da çok konuÅŸulmasına raÄŸmen Türkiye’de uzun süre gösterilemedi ve sonra da kayboldu iÅŸte.
Filmin negatif kopyasının depodan çalındığı söyleniyor.
Negatif çalınmadı. Avrupa’ya götürülmüÅŸ.
Kim götürmüÅŸ?
Bir isim veremiyorum ama sonunda ortaklardan biri. İsveç’te yaÅŸayan aktör Yalçın Hitay bu filmin seslerinin ve negatiflerinin kendisinde olduÄŸunu söyledi. Onun bir arkadaşı da filmi buraya getirdi.
![]() |
Kim çalmış peki?
Çalma deÄŸil de, alıp götürme. Kim olduÄŸunu öÄŸrenemedim ama filmin İsveç’te olduÄŸunu Yalçın Hitay’dan öÄŸrendim. Benim için önemli olan ele geçirmekti.
Çalınmış diye yazıyor basında.
Hayır, hayır. Kim çalındı diyor? Bizden habersiz götürülmüÅŸ.
Götürüldükten sonra ne yaptınız?
Üstüne düÅŸtüm. Nerede olduÄŸunu uzun süre öÄŸrenemedim.
KOPYASI İSVEǒTE BULUNDU
Ne zaman kaybolduğunun farkına vardınız?
1981’den itibaren, vizyondan kalktıktan sonra. Sıkıyönetim sıklaÅŸmıştı ve o filmi gösterme olanağımız kalmamıştı. Önemli olan 18 yıl sonra bu kopyanın İsveç’te Yalçın Hitay’da olduÄŸunu duymuÅŸ olmam. Ondan alınıp getirilmiÅŸ. Fakat sesler yoktu. Sesleri deÄŸiÅŸti. İKSV’nin kullandığı bir ulakla sesleri aldılar. Sesleri ve resimleri birleÅŸtirdik. Önemli bir ÅŸey. Filmi 12-14 dakika kadar kısalttım. 28 yıl sonra filmi biraz uzun buldum. Hayat o sırada daha yavaÅŸ mı akıyordu, bilemiyorum. Bu haliyle film festivalinde gösterildi. O geceyi unutmayacağım. Çok büyük bir heyecan vardı, izdiham vardı. Çok çok sevilerek karşılandı. Çünkü bu filmin baÅŸarısı sadece yönetmene ait deÄŸildir. Bu, topluca yapılmış bir filmdir. Üstelik arkadaÅŸlarımızın eÅŸlerinin ve kız kardeÅŸlerinin bileziklerini satarak, paraya çevirirek devam ettiÄŸimiz bir filmdir. Çalışanlar haftalık alamayınca bizi terk etti, oyuncularla devam ettik. Oyuncular ray taşıdı, ışık taşıdı. Hep birlikte yaptık yani. Dolayısıyla imecedir bu film. O yüzden de filmin içinde muazzam bir enerji vardır. Ben yıllar sonra gördüÄŸümde ÅŸaşırdım.
NUR SÜRER’İN İLK FİLMİDİR
Ben de filmi tekrar izlediÄŸinizde neler hissettiÄŸinizi soracaktım ki…
Bir kere dejavu… Yani ben bu filmi daha önce görmüÅŸtüm duygusu…
![]() |
Bir de ÅŸey tabii, bu koÅŸullarda bana film teklif edilse yapmam. Yapamam. Çeltik, su içinde, pirinç tarlalarında çalıştık. Böcekler ısırdı arkadaÅŸlarımızı, onlar sonra yaraya dönüÅŸtü ve geçmedi. BeÅŸ yıl kadar iyileÅŸmedi, beÅŸ-altı yıl taşıyanlar var o yaraları. Yani çok zor koÅŸullarda yaptık. Para yok, yiyecek yemek yok. Domates ve ekmek yedik.
Özellikle orada çalışan tarım iÅŸçileriyle çalıştık. Tarım iÅŸçileri baÅŸrolde gözükürler orada. Yani o yüzden filmin yarı belgesel bir havası vardır. Burada Orhan Kemal’in de adını anmak lazım. Bana sorarsanız Orhan Kemal’in en muhteÅŸem eseridir ve ben oradaki ÅŸiveyi korudum ki, oyuncular ÅŸive ile konuÅŸsun diye. O ÅŸive belgesel bir hava verdi. Gerçeklik duygusunu çok daha rahat yakaladım. Bir ÅŸey daha var. Bu filmde Nur Sürer’i oynattım. Ve Sürer’in ilk filmidir ve çok çok baÅŸarılıdır. Benim için kumardı, kötü oynasaydı çok zorlanırdım. Çokçok iyi oynadı ve sinema hayatı o filmle baÅŸladı. Öte yandan çok önemli oyuncular da vefat etti, aramızda yoklar artık. Erkan Yücel, Yaman Okay, Osman Alyanak, Kaplan Tarsuslu… Bu da o akÅŸam hüzün verdi bize.
Kaç liraya mal olmuÅŸtu film, hatırlıyor musunuz?
Sıfır bütçeli bir film diyebiliriz. “Hadi biz gidiyoruz arkadaÅŸlar” dedim, ondan sonra hep birlikte gittik ve yaptık. Uzun sürdü aslında. Hatırladığım kadarıyla 2,5 ay kadar sürdü. Bazı yerlerden yatak, yemek yardımı falan gördük.
Siz bunu tam olarak hangi tarihte buldunuz?
Åžimdi bu çok enteresan. Bu noktaya bir tesadüfle geldik. Azize Tan, İstanbul Film Festivali’nin yönetmeni her yıl bir filmi onarmak istediklerini söylemiÅŸti bana. Ben de, “Benim bir filmim var, onu arıyorum” dedim. Aylar sonra Ulusal Sinema Platformu’ndaydım. Ben negatifleri buldum dediÄŸimde hemen devreye girdi, beni bu grupla tanıştırdı ve orman yangını gibi büyük bir hızla geliÅŸti her ÅŸey.
Her ÅŸey bu yıl içinde mi oldu?
Evet. Kopyayı bastık ve festivale verdik.
![]() |
Erden Kıral’ın yeni film projeleri var mı?
26 Mayıs’ta yeni bir filme baÅŸlıyorum. Adı “Vijdan”. Nurgul YeÅŸilçay, Murat Han, Tülin Özen oynuyor. Tüm çekimleri de İzmir’de yapacağım. Herhalde Ekim ayında film ortaya çıkar.
Senaryosu kime ait?
RaÅŸit Çelikezer.
Filmle ilgili ipuçları verir misiniz?
Vijdan çoÄŸu kez, kötülükleri ortadan kaldırmaya yetmiyor. Filmin kısa cümlesi bu. İlginç insanları anlatıyorum. Ezberleri bozacak bir öykü bu, çok deÄŸiÅŸik. YaÅŸanmış bir öykü. Hasan Özkılıç’ın bir hikayesinden yola çıktım. Gazete haberi de ekledim. Bütün öykü de gazete haberi de yaÅŸanmış bir olayadan hareket ediyor.
Bunun bütçesi ne kadar?
1 milyon 200 bin YTL. Küçük ama büyük bir bütçe.
NTV
Bu yazı toplamda 9, bugün ise 2 kez görüntülenmiş
Etiketler: ABD, altın, film, Kültür, Muzik, paris, portakal, reji, sanat, Sinema, Sinema, susus yaz, susuz yaz, Yasak, yönetmen








:
:








Henüz Kimse Yorum Yapmamış
Yorum Yazınız