Türkiye'de son günlerde artan taciz olayları romanlara da konu oldu
Gazeteci-Yazar İrfan Gürkan Çelebi, kaleme aldığı son romanında, toplumda yaşanan cinsel taciz, cinsel istismar, şehvet ve aşkın birbirine karıştırılması gibi konuları mercek altına aldı.
Romanın kahramanı olan lise öğrencisinin internet sohbet ortamlarında ve okuldaki arkadaşlarının aracılığıyla tanıştığı sokak çetelerinin elinde düşürüldüğü açmazları kitabında anlattığını belirten Çelebi, cinsel tacizler ve cinsel istismarlar çağında mutluluk arayışının bıçak sırtında olduğunu söyledi.
Aşkı ve insandaki mutluluk arayışını ele alan deneme tarzındaki yazılarıyla tanınan Gazeteci-Yazar İrfan Gürkan Çelebi, yeni kitabı, 'Bıçak sırtında aşk' romanının, gündemimizi her dönemden daha fazla meşgul eden, yaşı küçük kızların hayatlarını karartan aldatmacaların romanı olduğunu kaydetti.
Çelebi, romanla ilgili olarak şunları söyled: "Lise talebesi Ece'nin, ailesinin tedbir sandığı bütün baskılara rağmen, hayatın yalanlarına kapılıp yaşamını nasıl çıkmaz sokaklara sürüklediğini anlatan 'Bıçak sırtında aşk', onu tesadüflerin sürüklediği iki aşk arasında nasıl çaresiz kaldığını anlatan bir ibret romanı.
Günümüz gençlerinin, gerçek çevrelerinden daha fazla arkadaşa sahip oldukları internet sohbet ortamlarında, kendilerini bekleyen sürprizlere nasıl bir ruh haliyle kapıldıklarına, Ece'nin karışık duygularının yol haritasını izleyerek tanık olacaksınız.
İnternet sohbetlerinin, gizemin büyüsüyle nerelere varacağını ve gerçek hayatla internetin aslında nasıl bir amansız mücadelenin içinde olduklarını şaşırarak göreceksiniz.
Ece'nin yaşadıklarından, internetle hayata tutunmaya çalışan, sayısı milyonları bulan lise çağı gençlerinin, okul ortamlarında nasıl korumasız olduklarını da şaşırarak görecek, daha yaşı hayatlarının akışına karar verecek yaşa gelmemiş lise talebelerinin, yakın arkadaşları vasıtasıyla nasıl tuzaklara düşürüldüğüne ve hayatlarının küçücük yüreklerinin kaldıramayacağı yüklerle çaresizliğe dönüştüğüne inanmak istemeyeceksiniz.
Kendisini bambaşka insanlar gibi tanıtan sokak çetelerinin, evlerinin dışındaki hayatı bilmeyen kızları, nasıl taciz ettiklerini ve bütün bunları; 'şehveti aşk gibi gösteren' iğrenç oyunlarla nasıl dönüşsüz bir kabus yoluna çevirdiklerini 'Bıçak sırtında aşk'ı okuyunca daha iyi anlayacaksınız. Bıçak sırtında aşk, internetin gizemli dünyasıyla, sokağın soğuk gerçekliği arasına sıkışan Ece'nin romanı.
Kitabın sayfaları arasında yolculuğunuz ilerledikçe, 'hangisi gerçek?' sorusunu sormaktan kendinizi alamayacaksınız! Hangisi gerçek; sokakta karşılaştığınız mı?
İnternetin sanal dehlizlerinde karşınıza çıkan mı? Bıçak sırtında aşk, aşkın erişilmez doruklarında yürürken karşısına çıkan yol ayrımında yüreğini sıkıştıran iki aşktan hangisine yöneleceğine karar vermeye çabalayan Ece'nin, berrak ruhunda aşkı adım adım izleyebileceğiniz iddialı bir aşk romanı".
Kitapla İlgili Detaylar...
Bıçak Sırtında Aşk
Bıçak Sırtında Aşk; internetin gizemli dünyasıyla, sokağın soğuk gerçekliği arasında sıkışan Ece’nin romanı.
Sanalla gerçeğin iç içe geçtiği, aşkın üzerine damla damla sızan kanla, gerçeği yalandan ayırmaya çalışacağınız, soluk soluğa bir arayış hikayesi. Ece’nin masum dünyasına giren Sabri ve Gökmen’in ayak izlerini takip ederek, mutluluk umudunun nelere mal olabileceğine tanık olacaksınız.
Hangisi gerçek; sokakta karşılaştığınız mı? İnternetin sanal dehlizlerinde karşınıza çıkan mı?
“… Sabah uyandığında genişçe bir yatakta, çırılçıplak buldu kendisini. Yanında Sabri, yorgana sarılmış uyuyordu. Yorganı hafif kaldırdı, çıplaktı. Saate gitti gözü, vakit öğleden sonrayı gösteriyordu. Tenine değen katılaşmaya yakın bir ıslaklığı fark edince yorganı üzerinden attı. Yatağa bulaşmış, çarşafın kendi yattığı tarafı boyayan kırmızılığı gördü. Önce bunun kendi kanı olduğunu anlayamadı, bu durum çok fazla sürmedi. Ece, gecenin kendisi için nelere mal olduğunu sorgulamaya başladığında, gözü parmağını süsleyen pırlanta yüzüğe takıldı. “Sabri’ye hak verdi
Gerçekten çok ucuz kaldı!” İçinden gelen engel olunamaz ağlama krizi, riayet etmekten başka alternatif tanımıyordu. Ece, yorganı tekrar kan pıhtılarının üzerine kapattı, vücudunun, pelteleşmiş ıslaklığa temas etmemesi için iyice büzüldü, yanaklarına akan yaşları silmeye takati olmadığını anlayarak, başıboş bıraktı. Büyük sessizlik içinde, ritüelin bozulmasından korkar gibi çıt çıkarmadan, ne kadar ağladığını bilemedi. Bu halsizlik onu tekrar yatağa sürükledi, gözlerini sıkıca örttü. Ece’nin eylemine uyumak değil belki ölmeye yatmak denilebilirdi...
| Yorumlar |
|






