Eski Başsavcı Sabih Kanadoğlu, Türkiye’nin hızla hukuk devleti olmaktan çıkarılmaya başladığını belirterek “Siyasi iktidar kendisine bağımlı bir yargı yaratma peşindedir” dedi. Kanadoğlu, kanuna aykırı olduğu halde uygunmuş gibi yapılarak yapılan dinlemelerin “polis devleti ve dikta” anlamına geldiğini kaydetti.
YARSAV Genel Kurulu’na katılan Kanadoğlu, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Kanadoğlu’na sorulan sorular ve yanıtları şöyle:
* Dinlendiğiniz kuşkusunu taşıyor musunuz?
Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşayan her vatandaş dinlendiği kuşkusuna kapılıyor ise o zaman bu sorunun tek muhatabı ben değilim. Dışarıdaki her vatandaşa sorsanız bu kuşkuyu tespit edersiniz.
* Konuşurken kelimeleri özenle mi seçmeye başladınız?
Ben her konuşmamda o seçme özelliğini kullanırım. Bundan önce de böyleydi, şimdi de böyle.
* Yargıda dinleme iddiaları var…
Türkiye Cumhuriyeti insan haklarına saygılı, laik, demokratik, sosyal bir hukuk devletidir. Eğer insan haklarına saygılıysa zaten 70 milyonun ’acaba dinleniyor muyum?’kuşkusu içinde yaşamamasını sağlamak lazım. Eğer hukuk devletiyseniz mutlaka, kesin olarak yargı bağımsızlığını yaşatılması lazım ki siz hukuk devleti olabilesiniz. Eğer demokratik bir rejim yaşamak istiyorsanız o halde her şeyin çağdaş demokrasi koşullarına uygun olması lazım. Eğer bunlar teker teker ortadan kaldırılıyor ise siyasi partiler uymaları lazım gelen ilkelerin dışına çıkıyor demektir, aykırı eylemler içine giriyor demektir. Onun için her şeyden önce bizim çağdaş, demokratik bir ülke haline gelmemiz lazım, hukuk devleti olmamız lazım. Her şeyden önce yargı bağımsızlığını zedeleyecek eylemlere izin vermememiz lazım. Onun için ’vazgeçsinler’veya ’artık bu işin çivisi çıktı’diyerek bu işin önüne geçemezsiniz. Vazgeçme, doğrudan doğruya iradi bir eylemdir. ’Vazgeçsinler’değil, ’vazgeçirtilsinler’noktasına gelmiş durumdayız.
* TİB Başkanı Fethi Şimşek, ’Dinlemeler mahkeme kararıyla yapıldı, Yargıtay dinlenmedi’açıklaması oldu?
Adalet müfettişinin konuyla ilgili emniyete yazdığı yazıda, bu dinleme sonucunda, ’Orada yapılan dinlemeleri başka bir veriye geçirip tespit edilenleri imha edin’talimatı var. Bu talimat ancak dinlenme yapıldıysa verilecek bir talimattır. Eğer gerçekten dinlenemediyse müfettişin bu sözü gerçeğe uygun değildir. Eğer öyle yapılmış ise o Başkan’ın beyanı gerçeğe tamamen aykırıdır. Emniyete yazılan yazı gerçekte silindiğini zanneden ve bunun ele geçmeyeceğini hesap eden bir anlayışın ifadesinden öteye gitmez.
* Başbakan Erdoğan da 6 yıl dinlenilmiş?
Yasal olmayan dinlemelerin önüne geçmenin bir yolunun bulunması gerekir. Elbette ki bir Başbakan da dinlenememelidir. Dinlemenin yasal olarak yapılmasına kimsenin bir söyleyeceği yok. Ama kanunun dışına çıkarak yasalmış, kanuna uygunmuş gibi yapıldığı iddia edilen bu dinlemeler aslında bir hukuk devletine değil, kanun devletine bile yakışmaz. Bu polis devleti demektir, bunun adı diktadır. Yasadışı dinleme başka bir olaydır. Yasaya uygun yapılan dinlemelerin de yasaya uygun kalması gerekir. Yargıtay üyeleri Birinci Başkanlık Kurulu’nun izniyle dinlenebilir. CMK’nın 135. maddesine uygun dinleme yapıyorsanız ve 140. maddeye uygun teknik takip yapıyorsanız size kimsenin bir şey söyleyeceği yok. Ama bunun dışında bir eyleme giriştiğiniz anda hem hukukun dışına çıkarsınız, hukuka uygun olduğu ileri sürülen kanunun da dışına çıkarsınız. Türkiye bugün bir hukuk devleti olmaktan hızla çıkarılmaktadır. Çünkü yargı bağımsızlığı ortadan kaldırılıyor. Çünkü siyasi iktidar bugün ödüllendirme ve cezalandırma ilkelerini kullanarak kendisine bağımlı bir yargı yaratma peşindedir. Onun için böyle bir teşebbüse girişimin bitirilmesi lazım.
Benzer Yazılar
- Bu ne yaman iştir Devlet Devleti Dinlemiş…
- Çözüm, acil ve öncelikli yargı reformunda
- Birleşmiş Milletler,Hükümete Terörle Yargılanan Çocukları Sordu
- Kral TV kraldan çok kralcı
- Kamer Genç: Kenan Evren hemen intihar etsin
BUNLARDA VAR
Bu Sayfayı Yazdır


İşte Sinema Tarihinin Unutulmazları
Nefes kesen ödüllü fotoğraflar ve hikayeleri

