Kadınlar kadınları sadece kıskanmaz. BeÄŸenir de. Ben mesela kadın beÄŸenen bir kadınım. Hatta güzel kadınları görünce heyecanlanıyorum. Ama lütfen bu satırlarımdan lezbiyen eÄŸilimler taşıdığım gibi bir hayale kapılmayın. Taşımıyorum. Taşıyorsam da farkında deÄŸilim. Ama güzel kadın bedenleri görmekten hoÅŸlanıyorum, üzerlerinde ne kadar az ÅŸey olursa, o kadar iyi. GöÄŸüslerine, kalçalarına, omuzlarına, kollarına bakıyorum, tabii ki bir erkekten farklı gerekçelerle ama bakıyorum…

İşte günlerden bir gün, sevgilime iki kadın arasında kaldığımı söyledim Gisele Bündchen ve Jennifer Gardner. O da "İşin zor, ben tercih yapamam, ikisini de alırım!" dedi. Ben ise bir kadın seçiciliÄŸiyle, titizliÄŸiyle "O mu daha iyi, bu mu?" diye kafayı yemekle meÅŸgulken bir mail geldi:

"Gisele Bündchen’le röportaj yapmak ister misiniz?"

İlahi kader gibi bir şey!

Üzerine atladım. Ve sonra sevgilime "Bil bakalım nereye gidiyorum? Berlin’e, Gisele’e (Cisel diye okunuyor) buluÅŸmaya" dedim. O da "Seni bir erkeÄŸe yollamazdım ama ona gidebilirsin, hatta beni de yanına alabilirsin!" dedi.

Böyle hoÅŸ bir baÅŸlangıç oldu. Seyahatin devamı da öyle geldi. Çünkü ekip ÅŸahaneydi. 3 erkek ve ben. Twigy’in Yönetim Kurulu BaÅŸkanı Sinan Öncel, her durum için Latince bir atasözü denk düÅŸürüyor ve bir sürü dil biliyor, DoÄŸanburda Reklam Grup BaÅŸkanı Cem BaÅŸar, Türk Tom Ford diyebiliriz, ünlü modacıya çok benziyor ve eski patronum Mehmet Yılmaz, o kimselere benzemez…

Uzun zamandır bu kadar eÄŸlenmedim. Sürekli ÅŸampanya içtik, güldük, güzel yemekler yedik ve bir kulüpten diÄŸerine gittik. Bol bol geyik ve dedikodu yaptık. İyi geldi. Hava da çok güzeldi. Ne diyeyim… Bundan iyisi can saÄŸlığı…

BENİ EĞLENDİRMEYEN ERKEĞİN ŞANSI YOK

Nedir Brezilyalı kadınların sırrı? Neden bütün adamlar Brezilyalı kadınlar için çıldırırlar?

- Çıldırıyorlar mı? Aferin onlara. İyi yapıyorlar. Neden biliyor musunuz, çünkü biz melez bir ırkız. Hepimiz karışımız. Bana bak mesela, Alman köklerim var. Bir sürü Brezilyalı var benim konumumda. Bir de rahat insanlarız. Neden? İklim etkili bence. 10 ay güneÅŸli bir ülke düÅŸünsene. Sürekli dışarıdasın, güneÅŸle haşır neÅŸir. Haliyle, insanın ruh haline de yansıyor. Bir de küçük ÅŸeylerle mutlu olan insanlarız. Bize bir futbol topu ver, gerisine karışma, mutluluktan ölürüz. Sahaya bile gerek yok, kumda oynarız. Forma da istemeyiz, zaten giyinmeyi fazla sevmeyiz. BasitliÄŸe, sadeliÄŸe inanırız…

Siz, bu sadelik iÅŸine sardırmışsınız…

- Evet. Benim bütün hayatım bu felsefe üzerine kurulu. Herkese de tavsiye ederim. İnsan ne kadar çok ÅŸeye sahip oluyorsa, o kadar mutsuz oluyor…

Peki ruhunuzun Alman tarafı hiç yok mu sizin?

- Oooooo! Aslında benim ruhumun komple Alman olduÄŸu söylenir. Çünkü çok disiplinliyim, hele iÅŸimse söz konusu olan, dakikim, profesyonelim. İnsanlar bana hep "Amma Almansın!" derler.

İçki içmiyorsunuz, sigara içmiyorsunuz, geceleri çıkmıyorsunuz, delirmiyorsunuz, sürekli makulsunuz, sıkıcı bir hayat deÄŸil mi? Kendinizi de kaybetmiyorsunuz…

- Kendimi kaybetmediÄŸimi nereden biliyorsunuz. Ben de kendimi kaybediyorum. Ama kitap okurken ya da iyi bir film seyrederken. Kendi evimde yaptığım partilerde de kendimi kaybediyorum. Sıkıcı olduÄŸumu da düÅŸünmüyorum. Ama ben yengeçim. Evcimenim. Ev severim. Yemek yapmayı severim. Sevgilime yemek piÅŸiririm. Gece sabahlara kadar ayakta kalıp, ertesi gün öÄŸlene kadar uyumanın neresi eÄŸlenceli, ben bilemiyorum. Öyle biri deÄŸilim.

Hep mi bu kadar mantıklıydınız?

- Hayır. 16 yaşında filan ben de deliler gibi içerdim, ertesi gün de müthiÅŸ bir baÅŸ aÄŸrısıyla kalkardım. Åžimdi "Deli miyim?" diyorum.

Peki niye "celebrity" gibi deÄŸilsiniz. Fazla alçakgönüllüsünüz, fazla normalsiniz. Sizin sorununuz ne!

- Çünkü kendimi kimseden fazla görmüyorum. Herkes gibiyim, sadece yaptığım iÅŸte baÅŸarılıyım. Ama bu beni, kimseden iyi ya da kötü yapmıyor. Kimseye de farklı davranmam çünkü farklı olduÄŸumuza inanmıyorum.

6 kız kardeÅŸsiniz… Siz, en güzel olan mısınız?

- Hepimiz güzeliz…

Hadi canım!

- Evet, bak iÅŸte kız kardeÅŸim Patricia. O benim en yakın arkadaşım. Üstelik ikizim.

Dünyanın en güzel kadınlarından Gisele Bündchen’in ona benzemeyen ikizi olmanın zorlukları var mı?

Patricia: Yok kız kardeÅŸ olarak mükemmel. Ben aynı zamanda onun menajeriyim.

Haaa siz beyinsiniz, o vücut… Öyle mi?

Patricia: Yok hayır. Gisele hem beyin hem vücut. Kararları o verir, her ÅŸey onun kontrolündedir.

Hiç kıskanmadınız mı onu?

Patricia: Hayır asla. Onun yerinde olmak istemezdim. 14 yaşında evi terk etti. Ben bunu yapamazdım.

Gisele: Gördün mü bak, demek ki sıkıcı bir kadın deÄŸilmiÅŸim! 14 yaşından beri var olmaya çalışıyorum, ne kadar macera dolu bir hayatım olduÄŸunu düÅŸün. Uçaklardan atlarım, denizlere dalarım, raftinge bayılırım. Nerede ekstrem spor var, ben oradayım. Ama yine de erken yatarım!

Ama ben demin sizi basın toplantısında izlerken fark ettim ki, politikacı gibisiniz. Susuzluk, yaÄŸmur ormanları, küresel ısınma konularına dalınca, insan manken olduÄŸunuzu unutuyor… Bunlar seksapelinizin önüne geçiyor…

- Benim için bir sakıncası yok. Åžikayetçi de deÄŸilim. Ben bu iÅŸi sadece para kazanmak için yapmıyorum, yeteri kadar param var, ben bir "farkındalık" yaratmaya uÄŸraşıyorum. Orada, o basın toplantısında benim için önemli bir ÅŸeyden söz ediyordum, insanlar için önemli bir ÅŸeyden. Hepimiz etrafımızda olan bitenin farkına varmalıyız. Gözlerimizi açmalıyız. Sinir uçlarımızla evreni hissetmeliyiz…

Akıllı manken pek rastlanabilir bir ÅŸey deÄŸilmiÅŸ gibi bir önyargım varmış…

- Normaldir, hepimizin önyargıları var. Ama zaten hayatta insanın ne yaptığı deÄŸildir önemli olan, deÄŸerleridir. Model de olabilirsin, doktor da, pizzacı çocuk da, gazeteci de… Yeter ki deÄŸerlerin saÄŸlam olsun. Bazıları duyarlı, baÅŸkalarının hayatıyla acılarıyla yaÅŸadıklarıyla ilgilidir. Bazıları ise deÄŸildir. Ben birinci gruba giriyorum.

Hep hırslı bir tip miydiniz? Dünyaca ünlü bir model olabilmek için çok çaba sarf ettiniz mi?

- Ben aslında voleybolcu olmak istiyordum. En büyük hayalim buydu. Atletik bir tiptim. Voleybolu da çok seviyordum. Ama olmadı. Modellik tesadüfen önüme çıkmış bir ÅŸey, 14 yaşında baÅŸka nasıl para kazanabilirdim ki?

Neden, fakir miydiniz?

- Hayır orta halli bir aileydik. Ama ben bağımsız olmak istedim. 6 kardeÅŸtik. Bir an önce kendi paramı kazanabilirsem, özgür ve bağımsız olabilecektim. Hepimiz için geçerli deÄŸil mi bu, herkesin amacı bu deÄŸil mi zaten, ekonomik bağımsızlığını kazanmak…

6 kız olmak nasıl bir ÅŸey? Sürekli çığlık çığlığa mıydınız?

- Evet. Çok da iyi anlaşırdık. Kocaman bir odada uyuyorduk ve hepimiz aynı banyoyu paylaşıyorduk. Kim önce koÅŸarsa, duÅŸu o kapıyordu. Çok çok eÄŸlenceliydi. Birden fazla kardeÅŸle, paylaÅŸmayı öÄŸreniyorsun, hayatı öÄŸreniyorsun, rekabeti öÄŸreniyorsun, bir de baÅŸkalarına saygı duymayı. Bir yerlerden eve doÄŸru mu geliyoruz, pazarlık baÅŸlardı, "İlk ben duÅŸ alacağım, ikinci ben, üçüncü ben…"

Mutlu bir çocukluk…

- Hem de nasıl. Görüp görebileceÄŸin en mutlu kızdım ben. DoÄŸada geçti çocukluÄŸum. Büyükbabamın bir çiftliÄŸi vardı. İneklerden süt saÄŸardık. Bence bir çocuk için en önemli ÅŸey, doÄŸayı hissetmesi, doÄŸada yaÅŸaması, doÄŸal ve özgür olması…

Kız gibi bir kız çocuÄŸu muydunuz, erkek Fatma gibi mi…

- Tam bir erkek Fatma. Çok kaza bela atlattım, ben sokaklarda büyüdüm. Suç oranının neredeyse sıfır olduÄŸu bir kasaba düÅŸün. Herkes herkese güveniyor. MüthiÅŸti. Bir de tabii, ben bardağın sürekli dolu tarafını gören bir kadınım. Pozitif, pozitif!

Çok çok güzel olduÄŸunuzu ne zaman hissettiniz?

- Ben küçükken çirkin olduÄŸumu düÅŸünüyordum. Çirkin ördek yavrusu. Sonra bu tür ÅŸeylere kafa yormamayı öÄŸrendim. Bence güzellik izafi. Bir sürü insan benim güzel ya da çirkin olduÄŸumu düÅŸünebilir. Bütün bunlar benimle ilgili deÄŸil. Onların düÅŸüncesi, onların beyninden kaynaklanıyor. Neden onların ne dediÄŸiyle ilgileneyim ki? Biraz zaman aldı ama ben kendimle mutlu olmayı öÄŸrendim. Artık insanların ne dediÄŸiyle çok ilgili deÄŸilim. Bir gün beni beÄŸenecekler, ertesi gün beÄŸenmeyecekler. Ben de kendimi onların beÄŸenisine göre ayarlayacağım öyle mi? Hadi canım siz de.

Çok güçlü bir karaktersiniz…

- Evet öyleyim. Zaman içinde güçlü olmayı da öÄŸrendim.

Erkekleri de periÅŸan ediyor musunuz?

- İnÅŸallah öyle yapmıyorumdur.

Nasıl erkeklerden hoşlanırsınız?

- Tabii ki beni eÄŸlendiren erkeklerden… EÄŸlendirmiyorsa hiç ÅŸansı yok…

Tek kusuru fazla akıllı olması!

Peki ne oldu Gisele’le karşılaşınca?

GüzelliÄŸi ve sadeliÄŸi karşısında nutkum tutuldu önce…

Işıl ışıl bir surat. OlaÄŸanüstü güzel bir beden. İnce ama yuvarlak hatlar. Her kadının olmak istediÄŸi kadın yani. Öyle karnı midesine yapışmış anoreksik güzellerden deÄŸil. Brezilyalı poposu ve memeleri, maÅŸallah yerinde.

Ama… Ama’sı var…

KonuÅŸmaya baÅŸlayınca… Yanılıyorsunuz. "Güzel ol ve sus!"lardan deÄŸil, tam tersine gereÄŸinden fazla akıllı. Çok akıllı çok. Rahatlıkla sendikalara, sivil toplum kuruluÅŸlarına baÅŸkanlık yapabilir, biraz zorlarsanız bakan bile olabilir. Kültür bakanı, çevre bakanı. Çevre bakanlığı özellikle yakışır. Çıktı oraya o güzelim endamıyla, yaÄŸmur ormanlarından, küresel ısınmadan ve susuzluktan söz etti. Bir Al Gore’dan ve Ömer Madra’dan bahsetmediÄŸi kaldı! İnanıyor da söylediklerine, eline metin verilip konuÅŸturulan kadınlardan deÄŸil. O kadar aklı başında konuÅŸuyor ki, bir süre sonra kalçasını, memesini, edasını, endamını göremez oluyorsun. Karşında, beyin halinde bir kadın oturuyor. Ne olacak bu dünyanın hali… Çocuklarımızın geleceÄŸi… Dünyayı bekleyen tehlikeler… Takdir edersiniz ki, bunlar da seksi, seksiliÄŸi perdeleyen, ikinci plana atan ÅŸeyler. Haliyle o basın toplantısında, Gisele Bündchen, o bilinen seksi imajının aksine benim gözümde Hillary Clinton’ın genci ve güzeli olarak ÅŸekillendi. Aklının, bedeninin önüne geçtiÄŸi, dünyanın en çok kazanan kadınlarından biri olmasından da belli. Bündchen’in mankenliÄŸi, modelliÄŸi ikinci planda, asıl hüneri iyi bir iÅŸ kadını olması. İnsanda birlikte çılgın maceralara atılmak yerine, oturup aklı başında mantıklı konuÅŸmalar yapma isteÄŸi uyandıran bir kadın. İdeali bir Avrupa filmi üzerine saatlerce tartışmak. Geceleri çıkmıyor, erkenden yatıyor, güneÅŸle birlikte uyanıyor, boks ve yoga yapıyor, içki sigara zinhar. Bedenini bir mabet olarak deÄŸerlendiriyor. AÄŸzına faydasız ÅŸeyler sokmuyor, hep saÄŸlıklı besleniyor.

Ya iÅŸte böyle.

Dünyanın ikinci büyük ayakkabı üreticisi Brezilya. Grendene’de bir Brezilya firması. 2007’de 146 milyon çift terlik satmışlar. Gisele’le mark anlaÅŸması yapmış durumdalar. Kadın akıllı ya, sadece reklam yüzü olmayı kabul etmemiÅŸ, satıştan komisyon almayı akıl etmiÅŸ. Son 2 yılda 100 milyonun üzerinde Gisele Bündchen markasıyla terlik satılmış. Anlayacağınız Gisele, Grendene sayesinde de her gün daha zengin oluyor. Twigy’nin sahibi ve Yönetim Kurulu BaÅŸkanı Sinan Öncel ise Grendene’nin Türkiye temsilcisi. Grendene’ciler ona bayılıyor, çünkü dünyada en çok Gisele Bündchen terliÄŸi satılan üç ülkeden biri Türkiye. Terlikler bence de güzel. En önemli özelliÄŸi çok yumuÅŸak olması. Amazon reçineleri ile pvc özel bir formülle karıştırılıyor. Alya ile ben de bu terliklerden giyiyoruz. Sizin de bu yazı Gisele Bündchen terlikleriyle geçirmenizde bir mahzur yok…

AyÅŸe Arman - Hürriyet Gazetesi

Bu yazı toplamda 24, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

Etiketler: Aile, brezilya, Erkek, Gisele Bündchen, göğüs, İlişki, Jennifer Gardner, Kadın, Kadın, kalça, lezbiyen, manken, röpartaj, seyahat, twigy
Sayfayı Yazdir Sayfayı E-mail Gönder