İslam’ın öngördüÄŸü toplum aile merkezli bir toplumdur. Bu sebeple İslam toplumunda aile, diÄŸer toplumlardakinden daha büyük bir öneme sahiptir. İslam ailesi orijinaldir, yani nev-i ÅŸahsına münhasırdır. O ne çekirdek ailedir, ne klan ailedir. Halka halka geniÅŸleyen akrabalık baÄŸlarıyla ÅŸekillenir. Sadece karı kocadan ibaret olabileceÄŸi gibi, gerek duyulduÄŸunda anne babayı, hatta baÅŸka yakınları da içine alacak ÅŸekilde geniÅŸleyebilir. YaÅŸlıları düÅŸünmesi ve onları Allah’ın emaneti olarak baÄŸrına basması temel özelliklerindendir. YaÅŸlılık sorununun bu gün geliÅŸmiÅŸ ülkelerin temel problemlerinden olduÄŸunu hatırlamak gerekir. Onlar sadece modern imkánlarla donatılmış binalara ve geliÅŸmiÅŸ saÄŸlık hizmetlerine muhtaç deÄŸildirler. İleri yaÅŸlarda asıl ihtiyaç duyacakları ÅŸey yakın ilgi ve sevgidir. Sadece bu konu bile üzerinde kitaplar yazmaya deÄŸecek kadar önemlidir.
Modern aile bu gün çekirdekten öte, atom aileye doÄŸru gitmiÅŸ hatta silinme noktasına gelmiÅŸtir. Bireycilik temel özelliÄŸidir. Hiçbir ferdinin diÄŸerine karşı sorumluluÄŸu yoktur. Mutlak ekonomik özgürlük, aile bireylerini kendi hayatını yaÅŸar hale getirmiÅŸtir. Kimse kimsenin, neyi niçin yaptığını sorabilme hakkına sahip deÄŸildir. AnneliÄŸin ve babalığın kutsala referansı olan bir deÄŸeri ve hakkı yoktur. Ailede, modern toplumun da temel özelliÄŸi olduÄŸu gibi, bütün deÄŸerler parçalanmıştır.
İslam ailesi ise bu duruma direnmektedir. Nereye kadar ayakta durabileceÄŸi ise kültürünü ve medeniyetini yeniden üretebilme çabasının sonucuna baÄŸlıdır.
Bize bir İslam ailesinin temel özelliklerini maddeler halinde sıralayın deseler ÅŸunları zikredebiliriz.
1.İslam ailesi Allah adına kurulmuÅŸ bir ailedir. Temelinde mahremiyet ölçülerine riayet vardır. Mahremiyet ise Allah’ın özel alanıdır.
2.Meveddet ve rahmetin üretildiÄŸi yuvadır. Meveddet sevginin karşılıksız ve katışıksız olanıdır. Merhamet ise, acıma ve ÅŸefkattir. Allah adına kurulan bir beraberliÄŸe Allah (cc) düÄŸün hediyesi olarak bu özellikler verir. Çocuk bu deÄŸerleri anne babasında görür ve yaÅŸayarak öÄŸrenir. Bunlar okulda, medresede öÄŸretilemez. ‘Sevin!’ demekle kimse kimseyi sevemez.
3.Temel İslam akidesinin öÄŸretileceÄŸi yegáne kurum da ailedir. Allah telakkisi, peygamber sevgisi, hesap-kitap, cennet-cehennem düÅŸüncesi, helal-haram bilinci ancak ailede alınır. Ve bunlar çok küçük yaÅŸlardan itibaren geliÅŸir. Çünkü çocuÄŸun, söylediklerini muhakeme etmeden kabul edeceÄŸi insanlar, onun anne babasıdır.
4.Akideden sonra temel İslamî bilgilerin verilmesi gereken yer de ailedir. Çocuklara Kuranı Kerim okumayı mutlaka anne baba öÄŸretmelidir. Fonksiyonlarını baÅŸka kurumlara devreden aile yıkılmak zorundadır.
5.İslam ailesinde bir saygı hiyerarşisi vardır.
Çocuklar anne babaya ve herkes aile reisine itaat eder. Bulunması halinde evin reisi kocadır. Kadının da ev reisi olduÄŸu durumlar olabilir. Herkesin ev reisine itaati hem hukuki hem de dini bir görevdir. Bu itaat ona erkek olduÄŸu için ve kadının erkeÄŸe itaati olarak deÄŸil, aile biriminin amiri olduÄŸu içindir. Erkek de çalıştığı birimin amirine itaat etmek zorundadır.
Ne var ki, bu itaat mutlak deÄŸildir, ‘maruf’ ile kayıtlıdır. Hukukun ve ahlakın kabul etmediÄŸi konularda itaat olmaz. ‘Yaratılana isyan ederek, yaratana itaat edilmez’. Bununla birlikte İslam ailesi ÅŸiddetin ve zorbalığın olmadığı, olmaması gereken bir yuvadır.
6.İslam ailesi huzurun ve sükûnun üretildiÄŸi mekándır. Büyüklerin eve gelmesiyle neÅŸenin ve sürurun arttığı yerdir. Ancak sınırsız bir eÄŸlence mekánı deÄŸildir, mekteptir. Çocukların anne babalarını cemaatle namaz kılarken, kitap okurken gördükleri medresedir.
7.Orada erken yatılır ve erken kalkılır.
8.İslam ailesini düzenleyen kurallar hukuk kuralları deÄŸil, öncelikle ahlak kurallarıdır. Taraflardan birisine gadredilinceye kadar hukukun dahi karışmadığı bağımsız ve özerk bir bölgedir.
9.Müslüman çocuk, kız ya da erkek gerekli cinsel bilgileri sadece ailesinden, annesinden ya da babasından alır. Çünkü bu bilgilerin tahrikkar olmadan alınabileceÄŸi yegáne kaynak anne babadır.
DiÄŸer yönden ülkemizde her müslüman ailede bu özelliklerin tamamı bulunmadığı gibi, modern ailelerin tamamı da her bakımdan modern deÄŸildir. Her ikisi de diÄŸerine ait özelliklerden bir kısmını bünyesinde bulundurabilmektedir.
Cennette cinsel eÅŸitlik
Soru
Hocam size ÅŸükranlarımı sunuyorum. Asıl karşı çıkış ÅŸu: niye Cennette kadınlara yönelik bir müjde yok? GöÄŸsü turunç gibi huriler var da yakışıklı erkeklerden bahseden bir ayet niye yok? HáÅŸá ALLAH erkek egemen davranmış deniliyor. Beyza Bilgin hoca da ramazan ayında bir gazetede bu soruya doyurucu cevap veremedi. BilmezliÄŸin baskısı altındayım. Ayrıca cinsel bir sorunum da yok çok ÅŸükür. Bence burada anlayamadığımız daha deÄŸiÅŸik baÅŸka bir ÅŸeyden bahsediliyor hocam, bunu bulduÄŸumda sizinle paylaÅŸacağım.
Cevap
Sevgili kardeÅŸim, bir ÅŸeyleri sorgulamanın sonu yoktur, ama bununla beraber elbette İslam’ın her hükmünün bir makul yönü de vardır. Bir defa öbür álemle ilgili ÅŸeyler, bize burada kullandığımız anlaÅŸma aracı olan dille ve ancak sembolik olarak anlatılmıştır. Onları anlamamızın bu kullandığımız dilden baÅŸka bir aracı yoktur. Çünkü orası tamamen farklı bir varlık alanıdır ve hiç bir ÅŸeyi burada olan gibi deÄŸildir. Allah Rasulü Efendimiz cennet için: ‘Orada hiç bir gözün görmediÄŸi, hiç bir kulağın duymadığı ve hiç bir beÅŸerin aklına getiremediÄŸi ÅŸeyler vardır’ derken bize bunu anlatıyor.Oradaki ihtiyaçlar farklıdır, zevkler farklıdır, arzular farklıdır. Allah kadın erkek ayırımı yapmadan cennete girecek olan herkesin her istediÄŸini elde edeceÄŸini söylüyor. Bunun anlamı, kadının da her istediÄŸine ulaÅŸabilmesi demektir. Åžimdi bir insan mesela hamsi sevmese, siz de aksine çok seviyor olsanız ve siz hamsiyi sevdiÄŸiniz için size hamsi verilse ama o sevmediÄŸi için ona verilmese, niçin ona da verilmiyor ve eÅŸitlik saÄŸlanmıyor demenin bir anlamı olur mu? Ona da hamsi verilmesi onun için iyi bir ÅŸey midir? Sorsanız o bunu güzel bulur mu? Kaldı ki sözü edilen hurilerin birer cinsel obje olduklarına dair de bir ÅŸey yoktur. Onlarla yatacak tatlı tatlı cinsel iliÅŸkilerde bulunacaksınız denmiyor. Görevlerinin ne olduÄŸunu biz bilmiyoruz. Buna karşılık yine cennette ÄŸilmanlardan da söz edilir. Äžilman demek, genç oÄŸlanlar demektir. Onlar da elbette kadınlar için birer cinsel obje deÄŸildir. Kim bilir, belki de müslümanların küçük yaÅŸta ölen çocuklarıdır. Ya da cennet ehline hizmet eden uÅŸaklardır.
Saç boyası ve gusül abdesti
Soru
Saçımı boyamayı çok seviyorum ancak bunun abdeste ve gusül abdestine engel olduÄŸunu söylediler. Boyalar saçın üzerinde bir kalınlık yapıyor ve böylece suyun saça temasını önlüyormuÅŸ. Bu konuda bizi aydınlatır mısınız? AzizeAslantürk
Cevap
Saç boyama bir süslenme meselesi ve bir kültür göstergesidir. İslam ziyneti, yani süslenmeyi yasaklamamış, hatta yerine göre teÅŸvik etmiÅŸtir. BaÅŸka sakıncalar doÄŸuracak ÅŸekilde kullanılmasını yasakladığı durumlar da olabilir.
Saç boyama eskiden beri kadının baÅŸvurduÄŸu temel ziynet araçlarından biridir. Hz. Peygamber zamanından beri müslüman kadınların da yaptığı bir ÅŸeydir. Bundan hoÅŸlananlar için yapılmasında bir sakınca yoktur. Ancak ne hikmetse Hz. Peygamber’in zaman zaman siyaha boyamayı yasakladığı olmuÅŸtur. Ama bunun dışında nasıl istiyorsanız öyle boyayın, diye de serbest bırakmıştır. Siyaha boyamanın yasaklanmasının hikmetleri arasında, evlilik söz konusu olduÄŸunda, genç görünüp aldatma ya da baÅŸka kültürlere benzeme gibi sebepler aranmıştır.Boyamanın abdeste ve gusle engel olması meselesine gelince, bu asılsız bir vehimden ibarettir. Hiçbir saç boyası saçın üzerine selefon gibi kaplamamaktadır. Kaldı ki, özellikle kadınlar için, saçı ıslatmak sıkıntı verecekse, gusülde asıl olan saçın dibini, yani deriyi yıkamaktır.
Faruk BeÅŸer - Star Gazetesi
Bu yazı toplamda 4, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Etiketler: Aile, Anne, Baba, boya, Cehennem, Cennet, cocuk, Erkek, İlişki, Islam, Kadın, Kadın, Kültür, Makyaj, medeniyet, müslüman, saç, toplum, Yaşam



:
:








Henüz Kimse Yorum Yapmamış
Yorum Yazınız