”Can kırığı, cam kırığı değil ki”
benden tekrara eskiye dönüş yapmamı istiyorlar
tekrar gülmemi gözlerimin içiyle
kucaklamamı, yürek coğrafyamda yeniden yeşertmemi…
kurumuş yaprağa O’ndan başka can veren yok
dallar kurudu
olmadan döküldü yaprakları güllerin
bilal’in matemini tutar oldu bülbül
sözcükler düğümünü çözemiyor
sözlere lâl düşümüşken,
seyle be günlük!
sen söyle!
yeşerir mi kuru yapraklar
tazelenir mi
eskiler
gelir mi geriye yaşanılmış ne varsa
ardımda kalan
geri gelemeyeceği için ‘eski’ değil midir adı
…
her günün ardından
kokusu duyulurken toprağın
buralara ait ne varsa
söküp atmaya çalışırken ağırlıkları
yanıma kalanın ne olduğunu tartamıyorken çaresiz
içimdeki fırtınayı kendim bile isimlendirememişken henüz
…
yine de
’senle alakasını kesenle sen alakanı kesme!’
Hz. Ahmed Muhammed Mustafa (S.A.V)
Hazan Mevsimi
Bu yazı toplamda 15, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Etiketler: Edebiyat, Şiir, Şiir



:
:








Henüz Kimse Yorum Yapmamış
Yorum Yazınız