30 yıllık savaşa daha önce hiç böyle bakılmadı mı? Antimilitarist mi, İlker Başbuğ tarzı bağra basılacak, TSK standartlarına uygun bir film mi? 90′larda operasyon birliğinde askerlik yapan bir gazi, eski PKK’lı yeni barış elçisi Gülten Uçar ve vicdani retçi Halil Savda, neden ‘Nefes’ alamıyor?
Biz baskıya girerken bir önceki haftanın istatistiğine sahiptik, ‘Nefes’ filmi gişede zıplayarak 1 milyon 560 bin 603 izleyici sayısına ulaşmıştı. Yönetmenliğini Levent Semerci’nin yaptığı film çok tartışıldı. İlk kez kafası karışık bir rütbeli göstererek bir zihniyet devriminin işaretçisi miydi, tamamen antimilitarist miydi, sıkıntıdan patlatan uzun bir klip miydi?
‘Nefes’, Hakan Evrensel’in 1991’de Van’ın Çatak ilçesindeki Kato Dağı’nda bir mağarada tutmaya başladığı günlüklerden çıkış noktasını bulan ‘Güneydoğudan Öyküler’ serisine dayanıyor. ‘Bu işte bir terslik var’ diyerek askerliği bırakan Evrensel’in, 600 sayfaya yaklaşan külliyatında çok çarpıcı belgesel hikâyeler var. Sayfalarca konserve açmanın nasıl bir dert olduğunu, postalların hayatlarında ne manaya geldiğini anlatıyor isimsiz askerler; en çatışmasız, en gündelik detaylarda yaşanan güçlük, verilen fedakârlık inanılmaz geliyor, içiniz eziliyor. Hayat-memat ikileminde çok daha fazlası var. Evrensel’in de, görüştüğü diğer rütbeli/rütbesiz askerlerin de en fazla içini burkan bu belki de; onlarca yıl, binlerce ölü ve kimse ağırlığınca, derinliğince bilmiyor yaşananları. Evet, haklılar da…
Şahsen filmden karışık hislerle çıktım. İsminde ‘Vatan sağolsun’ geçmeseydi İlker Başbuğ’a uzanan bir kitlenin o kadar bağrına basmayacağını hissettim, sadece bir tarafın insanileştirilmesinden mülhem bir denge olamayacağını düşündüm, iyi bir savaş filmi kendiliğinden antimilitarist bir film olabilir mi ümidine kapıldım. Ve aklıma, bu filmi asla izlemeyecek, fikri ve hissi nedenlerle kaldıramayacak olanlar geldi. Çocuğunu bu savaşta kaybetmiş hangi Türk, hangi Kürt annesini sokabilirsiniz ‘Nefes’e? Anneleri eledim.
Önce 90’lardan sağ çıkabilmiş, kolunu, bacağını değil ama içinden başka şeyler kaybetmiş bir dağ komandosuyla, bir gaziyle konuştum. Evrensel’in kitabından öğrendiğim bir sürü detay onu şaşırttı mesela. Ondan dinlediğim kadın gerilla hikâyelerini filmle birleştirdiğimde, eski PKK gerillası, yeni barış elçisi Gülten Uçar’ın peşine düştüm. Çok kolay bir taraf olabilecekken bambaşka bir taraf olmayı seçmiş vicdani retçi Halil Savda’yla konuştum sonra.
Konumuz biraz ‘Nefes’, biraz değil; türlü sebeplerden nefes alamayanlar ama…
Eski PKK’lı | Gazi | Vicdani Retçi
Benzer Yazılar
- Evde son sözü kim söylemeli?
- Apo’nun avukatına aşkın ilahi adaleti
- İstanbul’da bir insanlık suçlusu, utanıyoruz!
- 10 yılda 580 kişi ‘sahipsiz’ mayınların kurbanı oldu
- Cumhuriyet’in ‘öteki’ kadınları
BUNLARDA VAR
Bu Sayfayı Yazdır


Domuz gribinden korunmak için bir öneri
Artık yazmayacağım

