İngiliz bilim insanları Sandra Aamodt ve Sam Wang, yeni çıkan "Welcome to Your Brain(BeyninizeHoÅŸgeldiniz)" adlı kitapta beyin ve sinir sistemine yönelik gözden kaçırdığınız, bilmediÄŸiniz ayrıntıları sıraladı. İşte bu ayrıntılardan bazıları…

Beyniniz, buzdolabınızın ampulünden daha az enerji tüketir:
Beyin 12 watt gücünde enerji kullanır, bu da iki muz yiyerek elde edilebilir. Dikkatli ve yoÄŸun düÅŸünme esnasında harcadığınız enerji o kadar küçüktür ki fark edilmez bile.
Sık yaşanan jet-lag hafızaya zarar verebilir
Sıklıkla kıtalararası uçuÅŸ yapan insanlar beyin hasarı veya hafıza zayıflığı yaÅŸayabilirler. Muhtemelen bunun sebebi jet-lag sırasında çok fazla stres hormonu salgılanması ve bu hormonların beyin lobuna ve hafızaya zarar vermesidir.
Vardiyalı çalışmak jet-lag etkisi yapar:
Vardiya usulü çalışan insanlarda da benzer bir risk söz konusu olabilir. Çalışma saatlerinde sıklıkla meydana gelen deÄŸiÅŸiklikler, tıpkı sık yapılan uçak yolculukları gibi, strese neden olmakta bu da vücut ve beyin üzerinde hasar yaratmaktadır.
Gürültülü bir odada telefonla konuÅŸmak zordur:
Cep telefonunuz içinde bulunduÄŸunuz odanın sesleriyle hattın diÄŸer ucundan gelen sesleri karıştırmak suretiyle beyninizin iÅŸini zorlaÅŸtırmaktadır. Bu durumda beyniniz telefondaki arkadaşınızın sesiyle odadaki diÄŸer sesleri ayırt etmekte zorlanmaktadır. Telefonunuzun mikrofonunu elinizle kapattığınız anda aslında içinde bulunduÄŸunuz odadaki seslerin telefona girmesine engel olduÄŸunuz için ses karışımına engel olmakta ve beyninizin iÅŸini kolaylaÅŸtırmaktasınız.
Video oyunları oynayarak pratik yap:
Dikkatinizi aynı anda birden fazla ÅŸeye yöneltebilme yeteneÄŸi pratik yaparak artırılabilmektedir. Bu konuda yapabileceÄŸiniz pratik ise, pek çok hedefe ateÅŸ etmek zorunda kaldığınız bir video oyunu olabilir. Bu tür oyunlar dikkatinizi ekrandaki her alana yaymanızı gerektireceÄŸi için olayları çabuk kavrama ve çabuk reaksiyon verme konusunda egzersiz yerine geçebilir.
Tetris hariç:
Tetris oynamak aynı etkiyi yapmaz çünkü tetris oynarken birden fazla noktaya aynı anda dikkatini yöneltmek yerine sadece bir tek parçaya odaklanmış oluyorsunuz. Ama bu ÅŸekilde bir düÅŸünce tarzıyla çocuklara iyi bir örnek olmadığınızı da bilmelisiniz.
Beynin bir şaka merkezi vardır:
Beyinlerinin ön lobu (bilhassa saÄŸ lobu) hasar görmüÅŸ bazı hastalar, yapılan esprileri anlayamamaktadır. Genelde bunun nedeni, fıkra ya da espriye konu olan imajları yeni bir perspektifle deÄŸerlendirme aÅŸamasında beynin normal fonksiyonlarını yerine getirememesidir. Bu türden insanlar, anlatılan bir fıkradaki hikâyeyi takip edebilir ama fıkranın sonunu nasıl baÄŸlarsanız baÄŸlayın asla komik bulmazlar.
O ÅŸarkıyı neden bir türlü hatırlayamıyorum?
Beynin ‘sıralı hatırlama’ fonksiyonu sayesinde günlük iÅŸlerimizi sürdürebiliyoruz. Bazen bir ÅŸarkı veya ÅŸarkının bir bölümü aklınıza takılır kalır, bir türlü hangi ÅŸarkı olduÄŸunu hatırlayamazsınız. Hemen beyninize baÅŸka bir sıra verin. Muhtemelen beyniniz ‘dağınık hafıza kalabalığı’ içinde o unuttuÄŸunuz ÅŸarkıyı hemen hatırlayacaktır.
GüneÅŸ ışığı hapşırmanıza neden olur:
Parlak güneÅŸ ışığına bakan pek çok kiÅŸi hapşırır. Niçin böyle bir refleks vardır ve nasıl çalışır? Hapşırma genellikle ‘rahatsız edici’ bir unsurun uyarısıyla tetiklenir. Normalde parlak güneÅŸ ışığının yalnızca göz bebeklerinin küçülmesini tetiklemesi gerekirken burun kaşındıran impulsları da aynı ÅŸekilde etkiliyor. Gözbebeklerinin küçültülmesi sinyali bu nedenle bazen hapşırmaya neden oluyor.
Kendinizi gıdıklayamazsınız:
OturduÄŸunuz sandalyeyi veya ayağımıza giydiÄŸimiz çorabı –özellikle onları düÅŸünmediÄŸimiz sürece- hissetmeyiz ama omzumuza dokunan bir el hemen bizi irkiltecektir. Gıdıklanma hissi abartılmış bir refleks olmakla birlikte, eÄŸer size dokunan gene size ait bir organsa, beyin bu gıdıklanmanıza deÄŸil, dokunduÄŸunuz organdan (mesela elinizden) gelen hislere öncelik verecektir.
Esnemek beyni uyandırır:
Esneme aktivitesini uyku hali veya sıkılmış olmakla iliÅŸkilendirmemize raÄŸmen esnemenin fonksiyonu uyandırmaktır. Esneme, daha fazla miktarda havanın ciÄŸerlerimize dolmasına neden olacak ÅŸekilde kas gruplarını çalıştırır ve kanımızdaki oksijen oranını hızla yükselterek bizi uyandırır. Esnemenin, vücut tarafından tam uyanıklığa eriÅŸmek amacıyla baÅŸlatılan bir hareket olduÄŸunu düÅŸünün. Ve esnemek bulaşıcıdır. Odada bir kiÅŸi esnerse diÄŸerleri de esnemeye baÅŸlar.
İrtifa arttıkça beyin garip resimler görür:
Pek çok dinin hikâyelerinde yüksek yerlerde görülen özel görüntüler anlatılır. Mesela Hz.Musa Sina Dağı’nda ‘yanan bir çalı’ görmüÅŸtü. Hz. Muhammed ise Hira Dağı’nda Cebrail’i gördü. Genelde anlatılan ruhsal deneyimlerde yabancı bir varlığın hissedilmesi (sesinin duyulması) bir ÅŸekil görme veya çeÅŸitli ışık demetleri ve huzmeleri görüldüÄŸü ve korku duyulduÄŸu ortak olarak belirtilmiÅŸtir.
Oksijen düÅŸer, halüsinasyon baÅŸlar:
Bunun nedeni genelde yerden yükseldikçe havadaki oksijen oranının düÅŸmesi ve beyne daha az oksijen gitmesidir. 2 bin 400 metre yükseklikten daha yukarı tırmanan daÄŸcılar görünmeyen bir takım varlıkları hissettiklerini, kimisi ise yanlarındaki arkadaÅŸlarının vücudundan ışık yayıldığını ve bazen sebepsiz yere korkuya kapıldıklarını bildirmiÅŸlerdir.
 

Bu yazı toplamda 54, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Etiketler: Beyin, Bilim, Bilim - Teknoloji, Bilim - Teknoloji, Din, Halüsinasyon, Hikaye, Jetlag, oksijen, Şaka, Sinir, Tetris, Uyku
Sayfayı Yazdir Sayfayı E-mail Gönder