Mahkeme, “Allah’ın Kızları”nın yazarı Nedim Gürsel’i beraat ettirdi; 216. maddeden ceza için, “dine salt yüz çevirme, soyut ret veya saygısızlık ifadesi”nin yeterli olmadığını bildirdi: “Kamu güvenliÄŸinin bozulması tehlikesinin somut olgulara dayalı olması gerekir”
ÅžiÅŸli 2. Asliye Ceza Mahkemesi, kaleme aldığı Allah’ın Kızları Romanı’nda “dini deÄŸerleri aÅŸağıladığı” ve “halkı kin ve düşmanlığa tahrik ettiÄŸi” iddiasıyla yargılanan yazar Nedim Gürsel’i beraat ettirdi.
Ali Emre Bukağılı adlı bir kiÅŸinin ÅŸikayetiyle tutuksuz sanık olarak hapis istemiyle yargılanmaya baÅŸlayan Åžener, romanının ikinci baskısı nedeniyle bu kiÅŸinin 19 Kasım 2008′de yaptığı giriÅŸimle ikinci davayla karşı karşıya kalmıştı.
Kitap ve ÅŸikayet dilekçesindeki ifadeler baÅŸka…
26 Mayıs’ta görülen duruÅŸmada birleÅŸtirilen davalar, bugünkü karar duruÅŸmasında “roman bütününde suç kastının bulunmadığı ve suçun yasal unsurları oluÅŸmadığı” gerekçesiyle beraatle sonuçlandı.
Hakim Hakkı Yalçınkaya baÅŸkanlığındaki mahkeme, ÅŸikayetçinin dilekçesinde suçladığı ifadelerin kitapta yer almadığını belirterek, “Çırılçıplak uzanmış Allah’ın kızları” ifadesinin ne kitabın 120. sayfasında ne de baÅŸka bölümlerinde yer almadığını, “Allah sevgili kulları” ifadesi 120. sayfada yer aldığı halde “Allah’ın sevgilileri” olarak suçlama yöneltildiÄŸini açıkladı.
Hakim: 216′dan ceza için dine yüz çevirme yetmez
Mahkeme, İstanbul Emniyeti’nden gelen yazıda kitabın yayımlanması sonucu kamu düzenini bozucu eylemin resmi kayıtlara yansımadığı, kitabın genel olarak bir roman havası içerisinde yazıldığı, Hazret-i Muhammet döneminde yaÅŸanmış kimi olayların kopyalanmaya çalışıldığı, daha sonraki 1. Dünya Savaşı sırasında yaÅŸanan olaylara kadar kısmi olayların roman tarzında anlatılmaya çalışıldığına kanaat getirdi.
“Peygamber Efendimizin pek çok kez haksızlıklara maruz bırakıldığı gerçeÄŸi karşısında hukuksal olarak Türk Ceza Kanunu’nun 216. madde gerekçelerinde dine salt yüz çevirme, soyut red veya saygısızlık ifade eden bir davranışta bulunma veya bu yönde sözler sarf etme suçunun gerçekleÅŸmesi bakımından yeterli olmadığı, fiilin suç teÅŸkil etmesi için bunların ötesinde ağır ve yoÄŸun bir tarzda kin ve düşmanlığa tahrikin varolması gerektiÄŸi, kamu güvenliÄŸinin bozulması tehlikesinin somut olgulara dayalı olarak varlığı gereklidir.”
“Diyanet mütalaasının hiçbir hukuki deÄŸeri yok”
DuruÅŸmada söz alan Gürsel’in avukatı Åžeyhnaz Yüzer, TCK’nın 216. maddesinde tanımlanan suçun unsurlarının oluÅŸmadığını ifade ederek, Marmara Üniversitesi Temel İslam Bilimleri Bölümü Kelam Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. İlyas Çelebi’den mütalaa alınmasının hiçbir hukuki deÄŸerinin bulunmadığını savundu.
“Müdahaleyi sürdürürse savunma yapmayacağız”
Gürsel’in beraatini isteyen savcılık mütalaasına katıldıklarını ifade eden Yüzer, ÅŸikayetçi müdahillik talebi reddedildiÄŸi için Bukağılı’nın hakimin reddedilmesini talep edemeyeceÄŸini, bu kiÅŸinin mahkemeyi sürüncemeye soktuÄŸunu söyleyerek sert tepki gösterdi:
“Müdahillik sıfatı yokken yine de müdahale makamında yer alırsa savunma yapmayacağız. Müslümanlık müştekinin tekelinde deÄŸildir.”
Şikayetçi yedi gün içerisinde karara itiraz etmezse beraat kararı kesinleşecek.
Benzer Yazılar
- Sınıftaki şaka, oldu dava
- Dev-Yol davasında 2006 yılında verilen karar Yargıtay’dan döndü
- Cinayete ‘katil doÄŸanlar’ indirimi
- Dayakçı kocaya çiçek alma cezası
- Yasakların Yıldıramadığı Rahmi Saltuk
BUNLARDA VAR
Bu Sayfayı Yazdır


Artık yazmayacağım

