Bir onceki yazimda (bkz: Pepsi Cola’nın dini, imanı ve boykot mekanizması) tuketiciler ve saticilar icin yaptigim Pepsi Cola’yi boykot kampanyasinin benzerleri diger duyarli vatandaslar, orgutlerin tesebbusleri ile momentum kazaniyor her gun.
Henuz ortada orgutlu, planli programli bir boykot kampanyasi yurutulmedigi halde konu ozellikle internet ortaminda epeyce “buzz” yapmis durumda. Bu tesebbusu, sivil toplum kuruluslari, bakkallar, marketler ve ozelikle de tuketici bazinda, hatta disardaki Islami orgutlere de duyrulan bir kampanya haline getirme dusuncesi ile hareket ederek Pepsi’nin ve PBG (Pepsi Bottling Group) un genel merkezi ve Turkiye’nin bagli oldugu Pepsi-Avrupa ve Turkiye’deki PBG Genel Merkezi nezdinde bir miktar arastirma yapmis durumdayim.
Bu gaye ile once PBG Turkiye’nin genel merkezinden, bu konu ile ilgili sirketin politikasini kamuya aciklayan kisi olan Halkla Iliskiler Sorumlusu Didem Sinik ile telefonda gorustum, protestomu iletmek ve bilgi almak icin.
Didem Hanim olayin PBG’nin kontrolu disinda kendileri icin bu tur kampanyalari yuruten reklam sirketinin tasarrufu oldugunu ve durum kendilerinin dikkatine getirilince “turban yasagi” iceren ifadenin katilim kosullarindan cikarildigini soyledi. Kendilerinin, calisanlarinin da bu toplumun bir parcasi olduklarini toplumun degerlerine savas acmak, veya politik olarak tartisilan bir konuda Pepsi’yi bir taraf olarak yer almasi gibi bir dusuncede olmadiklarini, toplumu oldugu gbi kucaklayan, onun degerlerine saygili bir kurulus olduklarini ifade etti.
Bu ifadeler guzel, tabii ki, ve tamami ile herhangibir buyuk sirketin hele hele bir cokuluslu sirketin halkla iliskiler sorumlusunun bu durumda yapmasi gereken standart aciklamadir. Didem Hanim ayrica bu tur bir kampanyaya katilim kosullarinin standart ifade olrak “kamu ahlakina ve kanunlara aykiri” olabilecek katilim sekillerlinin reddedilebilcegi gibi bir ifadeyi normal olarak bulundurduklarini fakat bu durumda tanitim sirketinin isguzarlik yaparak isin icersine “turbani” soktugunu ifade etti.
Kendileri icin bu kampanyayi yapan sirketin kimligini sordugumda konunun legal boyutlari oldugunu, legal ve sirketle kontratin devami gibi konularin gozden gecirlidigini , sirketin adini veremeyecegini soyledi.
Ben de verdigi aciklamanin tatmin edici olmadigini, boyle bir kampanyada bu tur kosullarin Turkiye disinda hicbir yerde konulamayacagini ve konulmadigini, bu tavrin gerek Turk halkinin degerlerine ve Pepsi’nin “Code of Conduct” (Davranis Politikalari) ve PBG Worldwide Code of Conduct ‘a aykiri oldugunu belirttim. Sadece “artik o ifadeyi cikardik ve oradan kastedilen ‘belirli bir dinin simgesini’ disarda birakmak istenilmis” ile gecistirilemeyecek kadar ciddi oldugunu hatirlattim. Ve gerek bu blog gerek benimle ayni hassasiyeti paylasan dost bloglar, siteler kuruluslar nezdinde tesebbuste bulunarak Pepsi’yi boykot kampanyasina katilimi arttirmaya calisacagimi soyledim.
Bu gayeye donuk olarak Pepsi Bottling Group’un Genel Merkezi , Yunanistan’da bulunan Avrupa Merkezi ve Turkiye Genel Merkezi’ne hitaben bir mektup yazdim. Mektup ve alirsam herhangibir cevabi ilerdeki yazilarda yayinlayacagim.
Bunu okuyan tum dost blog, site sahipleri sorumlu vatandaslari boykot, mektup, telefon kampanyasi, mail gruplari, veya uygun gordukleri baska metodlarla Pepsi’yi ve benzer tesebbusleri ilerde yapabilcek laikci reklam sirketlerine veya reklami yapilan sirketlere kuvvetli bir mesaj vermeye davet ediyorum. Bu birilerinin laikciligi devlet ve kurumlardan hayatin her safhasina yayan bir topyekun savasin habercisidir. Supheniz olmasin karsiliksiz kalmasi halinde Aydin Dogan’lar ve TUSIAD’cilarin diger sirketleri de benzeri adimlar atacaklardir. Belki de bu psikolojik savasta, kasitli bir tepki olcme testi idi bu.
Guncellemeler devam edecektir.
Bu yazı toplamda 67, bugün ise 0 kez görüntülenmiş
Etiketler: Aklıma Takılanlar, Aklıma Takılanlar, Edebiyat, pepsi, yazı



:
:








Henüz Kimse Yorum Yapmamış
Yorum Yazınız