ÖÄŸrenmede iyi sonuç almanın yolu, çok çalışmak deÄŸil etkin ve yeterli çalışmaktır.

Etkili çalışma sistemi, görsel iÅŸitsel veya dokunsal sistemlerden hangisine sahip olursa olsun her öÄŸrencinin mutlaka yapmak zorunda olduÄŸu stratejileri içermektedir.

BaÅŸarılı öÄŸrencilerin en önemli baÅŸarı sırları iÅŸte bunlardır.

Etkin dinle: Dersi derste hallet

Etkin dinlemek demek, konsantre olarak dinlemek demektir.

Derse güçlü bir ÅŸekilde odaklanmak için aÅŸağıdaki pratik önerileri uygulayın.

a-  Hangi dersi görüyorsanız, “Åžimdi fizik dersini dinliyorum, ÅŸimdi Türkçe dinliyorum” diye telkinde bulunun. Çünkü daha iyi konsantre olmak için zihninizi ÅŸimdiye getirmeniz gerekir.

b- Ders esnasında önemli yerlerin altını çizin ve en önemli bilgileri not edin. Not almak zihnin dağılmasını önler.

c- Sırada dik oturun ve öÄŸretmen ile göz teması kurun. Söylediklerine dikkatinizi verin. ÖÄŸretmenle göz teması kurarsanız zihniniz  öÄŸretmenin söylediklerine daha çok odaklanır. Göz teması iletiÅŸiminizin kopmasını önler.

Eve gidince önce dinlenin. Dinlenmeden yapılan çalışmalarda sık sık konudan kopmalar meydana gelir. Konsantrasyonunuz çabuk bozulur. Aç iseniz midenizi tıka basa doldurmadan yemek yiyin.

Saat kaç ile kaç arasında çalışacağınızı ve neler yapacağınızı  önceden belirleyin.

Özellikle ders çalışma sorunu olan öÄŸrenciler bu uygulamayı bir gün öncesinde uyumadan önce yaparlarsa ertesi gün daha kolay ders çalışırlar. Yani bir gün öncesinde uyumadan önce “Yarın akÅŸam saat 7, 10 arasında ders çalışacağım” diye zihninizde belirlerseniz ve aynı düÅŸünceyi ertesi gün sabah ve okul çıkışında da tekrarlarsanız zihninizi saat 7, 10 arasında ders çalışmaya bloke edersiniz. Çünkü zihninizde neyi tekrar ederseniz kendinizi o yönde yönlendirirsiniz.

Aynı uygulamayı maç seyretmek ya da dizi izlemek için yapmıyor muyuz?

Şampiyonların anahtarı: Tekrar

Günlük tekrar yoksa baÅŸarı da yoktur.BaÅŸarılı bütün öÄŸrencilerin ortak olarak yaptıkları en önemli çalışma günlük tekrardır.

Tekrar, öÄŸrenilen bilginin pekiÅŸtirilmesini ve uzun hafızaya atılmasını saÄŸlar. Tekrar edilmeyen bilgi, su üstüne yazı yazmak gibidir. Bununla birlikte  bir bilgiyi iliÅŸkilendirme yapmadan papaÄŸan gibi tekrar etmek de etkisiz bir öÄŸrenmedir.

Özellikle yeni öÄŸrendiÄŸiniz bir bilgiyi uykudan önce yani o gün içerisinde tekrar etmezseniz  %50"sini unutursunuz. Bir hafta içerisinde tekrar etmezseniz % 70"ni unutursunuz. Geriye gördüÄŸünüz gibi çok az bilgi kalıyor ki bu kadarcık bilgiyle hiçbir baÅŸarı elde edilmez.

Günlük tekrarın yanında haftalık ve aylık tekrarlar da baÅŸarınızı zirveye zıkartır.

Konu tekrarı yaparken önemli bilgilerin altını çizin ve en önemli bilgileri karalama ÅŸeklinde hızlı not alın. Ayrıca  mümkünse içinizden veya dışınızdan tekrar edin. Ya da konuyu bir arkadaşınıza anlatın. Böylelikle bilgiyi hem görsel hem dokunsal hem de iÅŸitsel olarak keydetmiÅŸ olursunuz.

Çok yavaÅŸ özet çıkardığınızda farkında olmadan sadece “kopyala yapıştır” yapmaya baÅŸlarsınız.. Bu durumda, “Åžimdi ÅŸöyle güzelce özet çıkartayım sonra dönüp bakarım” dersiniz ve öÄŸrenmeyi ertelersiniz. Oysa öÄŸrenmek tetikte olmak demektir. Bu nedenle “ÅŸimdi yazıyorum ÅŸimdi öÄŸreniyorum” düÅŸüncesiyle çalışmak gerekir.

Ayrıca, çok yavaÅŸ yazdığınızda beyninizin çalışma hızı ile yazma hızınız arasındaki sürede boÅŸluk meydana geldiÄŸi için bu sürede zihnin baÅŸka konulara kayması ve konsantrasyonun bozulması sorunu yaÅŸanır.

ÖÄŸrendiÄŸiniz konularla ilgili sorular çözün.

Herhangi bir konuyu anlayıp anlamadığınızı nasıl bilirsiniz?

“Anladığımı hissederim” dediÄŸinizi duyar gibiyim. Ancak bunun yeterli olmadığını belirtmek isterim.

Çünkü, bazı öÄŸrenciler, anlamadığı halde “İşlem tamam taraftara selam der” ve anladığını zannederek dersi geçer. Buna “erken anlama” sorunu denir.

Bazı öÄŸrenciler de;  “Off  be bir türlü anlayamıyorum” diyerek tam olarak anladığını hissetmez. Buna da “geç anlama” sorunu denir.

Oysa hissetmek, subjektif bir veridir ve bizi yanıltabilir. Anladığınızın ve öÄŸrendiÄŸinizin gerçek göstergesi sorulardır. Sorularda iyi iseniz anladığınızı hissetmeseniz de öÄŸrenmiÅŸsiniz ve anlamışsınız demektir. Sorularda iyi deÄŸilseniz anladığınızı hissetseniz de eksiÄŸiniz var demektir.

Bu nedenle mutlaka tekrar eteÄŸiniz konu ile ilgili soru çözmelisiniz. Ne kadar çok soru çözerseniz konuyu o kadar çok zihninizde netleÅŸtirirsiniz ve bilginizi kullanılabilir hale getirirsiniz.

Ülkemizde öÄŸrencilerin en büyük sorunlarından biri de çalıştığı bilgiyi tam olarak soruda kullanamamasıdır. Çünkü ezber sistem zihnin analitik ve kritik düÅŸünmesini engeller. Bu nedenle çocuklar bildiÄŸi bilginin analizini ve kritiÄŸini yapmakta zorlanırlar. Bu da yaratıcı zekayı öldürür. (Konumuz bu deÄŸil ama yeri gelmiÅŸken belirtmeden geçemedim)

Ertesi gün göreceÄŸin konulara genel olarak göz at.

ÖÄŸrenmeyi harekete geçiren duygu meraktır. Merak duygusu ile öÄŸrenme hem zevkli hem de çok kalıcıdır.  Merak, aynı zamanda dikkati bir noktaya odaklamayı saÄŸlar. Bu çalışma, sadece "hangi konuları göreceÄŸim” diye bir göz atma iÅŸlemidir. Detaylı bir çalışma deÄŸildir. Bu çalışmanın amacı iÅŸlenecek konular hakkında genel bir resme sahip olmaktır.

45 dakikada bir 15 dakika ara 

Der çalışırken mutlaka her 45 dakikada bir 15 dakika ara verin. Bunun çini bir koronmetre kullanmak çok faydalıdır.

Her 45 çalışma süresinin son 4-5 dakikasında o süre içerisinde gördüÄŸünüz konulara, önemli gördüÄŸünüz  yerlere göz atın.

Bu çalışma,  bilgiyi uzun hafızaya atmak açısından çok etkilidir. Aynı zamanda bilgiyi zihninizde daha net görmenizi, konular arasındaki iliÅŸkileri daha iyi kurmanızı kolaylaÅŸtırır, genel resmi görmenizi saÄŸlar.

Ara vermek çalışmanın bir parçasıdır.Ara vermeden, kesintisiz, non-stop yapılan bütün çalışmalar verimsizdir.

Çünkü ara vermek, hem odaklanma gücünü artırır hem de öÄŸrenilen bilgileri entegre etmemizi saÄŸlar. Aynı zamanda aralıklı olarak bıkmadan uzun süre çalışmamız için çok etkilidir.  İnsanlar ara vermeden çalıştıklarında belki 3-4 saat çalışabilirler ancak, ara vererek daha uzun soluklu çalışma imkanı elde ederler.

Ayrıca 3-4 saatte, 1 veya 2 saatlik ara vermek de konsantrasyonu artırmak ve bıkmadan çalışmayı saÄŸlamak için çok önemlidir.

Ara verilmeden çalışıldığınızda, bilgileri daha çok karıştırırsınız, iki şıkka indirip yanlışı cevaplandırma oranınız artar. İlk 45 dakikadan sonra zayıf kaydetmeye baÅŸlarsınız. Çalıştığınızı zannedersiniz, ama etkisiz öÄŸrenirsiniz.

Dinlenirken dinlen, çalışırken çalış.İyi dinleme iyi bir çalışmayı getirir. Dinlenirken sadece dinlenin yani zihninizde konu veya soru olmasın, çalışırken de sadece çalışın.

Dinlenirken dinlendirici müzikler dinleyin. Müzikler, mutlaka pozitif müzikler olmalı. Yani depresif müziklerden sigaradan uzak durduÄŸunuz gibi uzak durun. Dinlenme süresinde asla televizyon izlemeyin. Çünkü bir saat televizyon seyretmek iki saat kitap okumak kadar beyni yorar.

Çalışma masanızda deÄŸil baÅŸka bir yerde dinlenin.İyi ÅŸeyler istemenin anlamı iyi ÅŸeyler vermektir

Günde kaç saat çalışmalı?

 “Ne istiyorum”un karşılığı “ne fedakarlıkta bulunacağım”dır.

Bu nedenle iyi bir baÅŸarı için okuldan sonra en az 3 saat çalışmalısınız. Yani 3×45 dak. Bu performansın altındaki çalışmalar, karnelerde düÅŸük not olarak geri döner. Bunun için sevgili dostlarım kalan ÅŸu zamanda lütfen kemerleri biraz sıkalım, biraz daha gayret ve sabır gösterelim.

Bir sonraki yazımda ÖSS ve OKS için son dönemde nasıl çalışılmalı konusunu ele alacağım için ders çalışma programı ve saatlerini burada noktalıyorum…

Yazı :  Eftal Orhan
 

Bu yazı toplamda 6, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

Etiketler: Aklıma Takılanlar, Ders, Eğitim, Öğrenci, öğretmen, OKS, ÖSS, Sınav
Sayfayı Yazdir Sayfayı E-mail Gönder