12 Eylül askeri darbesinin üzerinden tam 29 yıl geçti. O zamanlar yaÅŸadığımı evde sadece kötü bir radyo vardı. Bazen çalışıyor, bazen çalışmıyordu. Ortaokulu bitirmiÅŸ, yaz döneminde ailemize katkı sunmak için çalışıyordum. Darbenin gerçekleÅŸtiÄŸi sabah çalıştığım iÅŸyerine gitmek için evden çıktığımızda o korkunç manzarayla karşılaÅŸtık. Her tarafta askerler dizilmiÅŸ, Gazi Mahallesi’nin dört bir yanı çevrilmiÅŸti. Sabahın köründe tüm evlerin aramadan ve taramadan geçirilmesi iÅŸlemi baÅŸladı. Bizim ev mahallenin giriÅŸinde olduÄŸu için ilk aranan evlerin başında geldi. Sivil polisler, askerler eve dalıp her tarafı arayarak, kendilerince suç delilleri bulmaya çalıştılar. Fakat bir ÅŸey bulamayınca, sözlü olarak aradıkları ÅŸeyleri nereye sakladığımızı sordular, bizde her yeri aradınız, tüm evi alt üst ettiniz, iÅŸte her ÅŸey burada diye yanıt verdik. Korkunç bir abluka altındaydık, ellerine geçirdikleri ne varsa alıyorlar, şüpheli bulduklarını gözaltına alıyorlardı. Mahallede çok sayıda insanın boÅŸ bir araziye toplandıklarını, buradan ÅŸubelere ve çeÅŸitli karakollara sevk edildiklerini biliyorum.
Bir hafta boyunca işe gidemedik, çünkü mahallede sınırlı giriş ve çıkışlar yapılıyordu. Sanki mahallemiz diğer yerlerden koparılmış, sınırları ayrı çizilmiş gibiydi. Çünkü tüm yollara, hatta arazilerde asker kaynıyordu. Çok sayıda tanıdığımız arkadaş, eş,dost ve akrabanın şubede olduğunu ve işkence altında olduğu haberleri geliyordu. Ağabeyimin çalıştığı fabrikadaki grev fiilen sona erdirilmiş, işçilerin çalışması için her türden kaba güç kullanılmıştı. İşçi temsilcileri kaçak durumuna düşmüşler, bazıları gözaltına alınmıştı.
Ortaya çıkan karanlık tablo karşısında komşuluk ilişkileri sınırlanmış, eskiden bir araya gelinen, gece- konduların önünde oturup konuşulan ve çaylarını keyifle içildiği ilişkiler bir anda ortadan kalkmıştı. Yaşatılan korku ve endişe sonucunda darbeci generallerin bir arada çekilmiş resimleri, kahvelere, evlere asılmaya başlanmıştı. Darbeci generaller meydanları boş bulmuş, sindirilmiş ve korkutulmuş halka durmadan vaaz veriyor, propagandayı her geçen gün şiddetlendirerek artırıyorlardı. Ortalık muhbir türemiş, her vatandaş aynı zamanda potansiyel suçlu olarak görülmeye başlanmıştı.
12 Eylül askeri darbesi, sözde rayından çıkmış demokrasiyi rayına oturtmak için devrimci,demokrat, yurtsever her kesimden insanları iÅŸkenceden geçirip, asmayalım da besleyelim mi diyerek baÅŸta Erdal Eren olmak üzere onlarca devrimciyi dar aÄŸaçlarında idam etti. On binlerce insan cezaevlerinde tutuldu, yüz binlerce insan soruÅŸturmadan geçirildi, fiÅŸlendi, sürgün edildi. Aradan geçen 28 yıl, 12 Eylül devam etti ve halen devam ediyor. Arada geçen 28 yılda yaÅŸanan darbe giriÅŸimleri, darbe hazırlıkları hiç durmadı. Burjuva partileri yaÅŸanan sürece seyirci kaldılar, yanakların uzatıp ÅŸamar yemeye devam ettiler. AKP bunlardan birisi, sözde darbecilere karşı gözüküp, demokrasi lafları ediyor, diÄŸer taraftan darbecileri koruyan tüm yasaları ortadan kaldıracak bir giriÅŸimde bulunmuyor. Yine bir 12 Eylül yıldönümü yaklaşıyor, baÅŸta İstanbul olmak üzere, İzmir’de mitingler yapılacak. 12 Eylül askeri darbesinin en baÅŸta işçi sınıfına karşı yapılmış bir darbe olduÄŸu her kes tarafından söylenir, sendikacılar kitle örgütleri bunu böyle söyler.
Öyleyse mitinglere başta sendikalar olmak üzere destek vermeleri, mitingleri güçlendirmeleri gerekiyor. Darbecilerin, Ergenekoncuların yargılanması, kontrgerillanın dağıtılması talebiyle düzenlenen mitinglere güç verelim. Çünkü bu ülkede demokrasinin rayına oturmasının temel kriteri, darbecilerin yargılanmasından geçtiğini bilmemiz gerekiyor.
bu yazı Evrensel Gazetesinden Alınmıştır
http://www.evrensel.net/haber.php?haber_id=37130
Benzer Yazılar
- 12 Eylül darbecileri yargılanmalı
- Çevik Bir’e ‘Demokraside balans ayarı’ soruldu
- Birleşmiş Milletler,Hükümete Terörle Yargılanan Çocukları Sordu
- Bir belge üç senaryo
- Devrimcileri Darbecilikle Yaftalamak Psikolojik Harekattır
BUNLARDA VAR
Bu Sayfayı Yazdır


Domuz gribinden korunmak için bir öneri
Kuşkucular haklı mı?

